Güç (IV)
Çoğu güç teorisinin ortak varsayımı, gücün yaptırım ve itaat gerektirmesidir. Bunlar şüphesiz yeterli koşullardır, ancak gerekli koşullar mıdır?
Çoğu güç teorisinin ortak varsayımı, gücün yaptırım ve itaat gerektirmesidir. Bunlar şüphesiz yeterli koşullardır, ancak gerekli koşullar mıdır?
Keynes iktisadi düşünce tarihi yazınında genellikle bir devrimin mimarı gibi anılmaktadır. Yöntemsel olarak Keynes yazın hayatı boyunca zigzaglar göstermiştir. Kuramsal olarak da bütünlüklü bir kuram yerine her biri yeni bir…
Eğitim, gelir, servet ve doğurganlık gibi değişkenleri bir arada anlamlı kılacak bir refah kuramımız olsaydı bundan faydalanabilirdik. Ancak Türkiye’deki kalkınma planlamacılığı, kapasite ve vizyon olarak, böyle akılcı bir yaklaşımı benimsemenin…
İstatistiksel veriler ampirik dünyaya tutulmuş tarafsız birer kamera olmaktan ziyade, toplumsal süreçleri hareket ettiren birer motor işlevi görür.
Henüz 19 yaşında Kafkasya’da kurulan Menşevik Terek Cumhuriyeti’nin Çalışma Bakanı olan genç sosyalist Jacob Marschak, nasıl oldu da anaakım makroiktisadın vazgeçilmez araçları haline gelen yapısal makro modellerin kurucusuna dönüştü? ‘Kısa’…
Kapitalizm açık baskı ve fiziksel şiddetin yanı sıra, piyasa zorunluluğu üzerinden işleyen bir sınıfsal tahakküm biçimidir. Bu yazı, emekçilerin piyasada yaptıkları “özgür tercihlerin” gerçekte mülksüzleştirilmeleri sonucu mahkûm kaldıkları “zorunluluklar” olduğunu,…
Bu yazıda Althusser’in düşüncesinin seyrini anlamak için üç tez öne sürüyoruz. Bu üç tez, Althusser’in düşüncesini hatalı ithamlardan arındırarak yerli yerine oturtmayı hedefler. Bu hedef, Althusser’in Eleştirel Realizmle rektifiye edilmesinin…
Bir önceki yazımızda kapitalizmle özdeş bir yapı olan “işletme”yi tartıştıktan sonra Lazonick’in Yenilikçi İşletme Teorisi’ne kısa bir giriş yapmıştık. Bu yazıda teoriyi detaylandırıp teorinin metodolojik, ideolojik ve siyasi potansiyelini irdeleyelim.
Birkaç uzun alıntı, biraz tarih, biraz düşünce tarihi eşliğinde altın konusuna nasıl yaklaşılması gerektiği üzerine bazı gözlemleri ön plana çıkarıp, sonunda Türkiye’ye dönüyor ve altının sorunlarımızın kaynağı değil de aynası…
Türkiye’nin doğusu ve batısı arasındaki gelişme farklılıklarını, eğitim ile ilgili niceliksel göstergelerde ve bu göstergelerdeki kadın-erkek eşitsizliğinde de görüyoruz. Ancak il düzeyindeki bulgular, konunun basitçe bir doğu sorunu olmadığını da…