ABD ekonomisinde emek verimliliği büyümesi gerçekten hızlanmış olabilir mi? Yapay zekâ daha şimdiden istatistiklerde etkisini göstermeye başladı mı? Yeni bir döneme geçildiğini söylemek için henüz erken gibi görünüyor.
Çığır açıcı bir teknoloji olarak kabul edilen yapay zekânın yaygınlaşmasıyla ekonomik büyüme ve verimlilik artışının hızlanacağı öngörülüyor. Bu yalnızca geleceğe dönük iyimser bir beklentiyi yansıtmıyor. Başta ABD ekonomisi olmak üzere gelişmiş ekonomilerde 1970’lerin başından itibaren emek verimliliğindeki büyümenin daha yavaş bir patika izlediği iyi biliniyor. Her ne kadar Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) devrimi 1990’ların ortasından başlayarak emek verimliliğindeki artışı hızlandırsa da bu etki pek uzun ömürlü olmadı (Gordon, 2016)[1]. Dolayısıyla arka planda uzun dönemli bir yavaşlama eğilimi var.
Fakat üretken yapay zekâya dayalı ChatGPT sohbet robotunun erişime açıldığı Kasım 2022 artık bir dönüm noktası olarak görülüyor. ABD ekonomisi tarım dışı iş kesiminin emek verimliliğindeki yıllık ortalama büyüme hızı, küresel finansal krizi içine alan iş çevriminde %1,5’e kadar düşmüşken, 2019 Ç4–2026 Ç2 döneminde %2,1’e yükseldi (Tablo 1). Emek verimliliğinin 2020’nin ilk çeyreğinden başlayarak pandemi öncesi (2010 Ç1–2019 Ç4) trendinin üzerinde kaldığını ve bunun 2023 ve sonrasında da devam ettiğini gösteren bir çalışma, güçlü bir verimlilik büyümesi döneminin başlamış olabileceğini ileri sürüyor (Melek & Miller, 2026). Peki gerçekten bir hızlanma var mı?
Tablo 1. ABD Ekonomisi Tarım Dışı İş Kesimi Emek Verimliliğinde Büyüme
| İş Çevrimi | Yıllık Büyüme (%) |
| 1980 Ç1–1990 Ç3 | 1,6 |
| 1990 Ç3–2001 Ç1 | 2,1 |
| 2001 Ç1–2007 Ç4 | 2,8 |
| 2007 Ç4–2019 Ç4 | 1,5 |
| 2019 Ç4–2026 Ç2 | 2,1 |
Kaynak: ABD Emek İstatistikleri Ofisi
Bir İstatistik Olarak Emek Verimliliği
Emek verimliliğini doğrudan ölçmeye yarayacak bir yöntem henüz keşfedilemediği için, emek verimliliği serisi basitçe reel üretim değerinin toplam çalışan sayısına ya da toplam çalışılan saate bölünmesiyle elde ediliyor. Reel üretim değerini hesaplamak için, kapsanan ekonomik aktivitelerin nominal üretim değerleri ve bu aktivitelere ait fiyat endekslerini toplulaştıran genel bir fiyat endeksi kullanılıyor. Fiyat endeksinin hazırlanmasının standart bir pratik olduğu düşünülebilir; ancak ulusal istatistik kurumları yeterince harmonize bir metodoloji takip etmiyor. BİT devriminin 2000’lerdeki amiral gemisi ürünü olan taşınabilir telefonlara ait tüketici fiyat endeksini 12 ülke için karşılaştıran bir çalışmaya göre, 2008-2018 döneminde telefon fiyatlarındaki ortalama yıllık değişim Japonya’da %0,4, Çin’de -%3,2, ABD’de -%7,0, Fransa’da -%15,6, Birleşik Krallık’ta ise -%24,3’tü (Byrne, 2019)! Talep düzeyi, piyasa yoğunlaşması ve vergi uygulamaları gibi faktörler endeks değişimlerinin birebir aynı olmasının önünde bir engel olsa da bu derece farklı değişimler ciddi bir ölçüm sorununa işaret ediyor. Bu derece farklı hareket eden fiyat endeksleri, örneğin bilgisayarlar, elektronik ve optik ürünlerin üretimi gibi belirli ekonomik faaliyetlerin toplamı için kullanılacak fiyat endekslerine etki ederek hem bu üretim kollarında hem de genel ekonomi düzeyinde reel üretimi ve dolayısıyla verimliliği etkiliyor.
Firmaların kullandıkları teknolojileri ve iş organizasyonunu değiştirerek ya da çalışanlarının teknik eğitim almasını sağlayarak emek verimliliğini artırmaları mümkündür. Emek verimliliğinin sürekli artması ekonomilerin en belirgin eğilimlerinden biri olsa da verimlilik artışlarında ani değişikliklerin yaşanmasını beklemek zordur. Çünkü teknolojik ve organizasyonel değişikliklerin bir anda gerçekleşmesi pek olası değildir. Bunların etkisini gösterebilmesi için farklı faaliyet kollarında iş yapan binlerce firma tarafından benimsenmesi gerekir. Firma sayısının az olduğu faaliyet kollarında hızlı değişikliklerin gerçekleşmesi mümkün olabilir; fakat az sayıda firmanın ekonominin tamamını sürüklemesi, ekonomi küçük olmadığı müddetçe, oldukça zordur. Başka bir deyişle, verimlilik artış hızındaki değişikliklerin uzun dönemde ortaya çıkması daha olasıdır (Gordon & Sayed, 2026). Peki verimlilik istatistikleri neye işaret ediyor?
Uzun dönemli verimlilik büyümesine kıyasla, çeyreklik frekansta hesaplanan verimlilik büyümesi ciddi bir oynaklık gösterir (Fenaroli, 2023). Verimlilik artışındaki çeyreklik oynaklığın en önemli sebeplerinden biri, üretim ile istihdam/saatlerin eşzamanlı olarak değişmemesidir. Çalışan sayısı ya da çalışılan saat, işten çıkarma ve işe almanın daha yavaş gerçekleşmesi nedeniyle üretimdeki değişimleri gecikmeli olarak takip eder (Gordon & Sayed, 2026). Üretim ise talepteki değişimlere hızlı bir şekilde yanıt verebilir. O halde, talepteki artışa/azalışa karşılık üretimin istihdamdan (ya da saatlerden) daha hızlı artması/azalması hem verimlilik değişimlerinin oynaklık sergilemesine hem de bu değişikliklerin çevrim yönünde olmasına (procyclical) neden olur. Bu kısa dönemli oynaklığın inovasyonla bir ilgisi yoktur.
“Fazla İşten Çıkarmalar”
Şekil 1, ABD ekonomisinde küresel finansal krizin neden olduğu daralma döneminde tarım dışı iş kesiminde reel katma değer, saatler ve emek verimliliğinde yıllıklandırılmış çeyreklik büyümeyi gösteriyor. Ekonomik faaliyetteki daralma 2008’in 1. çeyreğinde başlayıp 2009’un 2. çeyreğinde sona erdi (NBER, 2023). Bu 6 çeyreklik dönemde verimlilik üç kez yüksek oranda büyüdü! İzleyen genişleme döneminin ilk iki çeyreğinde, 2009’un 3. ve 4. çeyrekleri, benzer bir durum yaşandı. Eğer reel üretim saatlerden daha önce değişiyorsa, bu durum nasıl ortaya çıktı?
Şekil 1. ABD Ekonomisi Tarım Dışı İş Kesimi Emek Verimliliğinde Çeyreklik Büyüme (%), 2008-10
Kaynak: ABD Emek İstatistikleri Ofisi
Daralma döneminde reel üretimin azalmasının şaşırtıcı bir yanı yok. Fakat çarpıcı olan saatlerin çıktıdan daha hızlı azalmış olması[2]. 2009’un sonunda saatler 2007’nin son çeyreğine göre %10’dan fazla, üretim ise yaklaşık %5 azaldı. Aslında ABD’de pandeminin neden olduğu iki çeyreklik daralmanın son çeyreğinde de (2020 2Ç) benzer bir durum yaşanmış; üretim %32,9 düşerken saatler %44,5 düşmüş, böylece emek verimliliği %20,9 oranında artmıştı (BLS, 2026). Firmaların krize aşırı bir tepki vererek yaptıkları normalden “fazla işten çıkarmalar” ekonomi daralırken emek verimliliğinin neden hızlı bir şekilde arttığını açıklıyor (Gordon & Sayed, 2026).
Aslında bu fazla işten çıkarma olgusu, 2007-2019 dönemindeki oldukça düşük emek verimliliği büyümesini açıklamaya da yardım edebilir. Küresel finans krizinden sonra toparlanmanın en belirgin özelliklerinden biri uzun sürmesiydi. Örneğin, saatlerin 2007’nin son çeyreğindeki düzeyine ulaşması ancak 2014 sonunda gerçekleşti. Her ne kadar saatlerin eski düzeyine ulaşması uzun sürse de 2019’a kadar süren ekonomik genişleme aslında 2008-2009’da fazladan kaybolan saatlerin yeniden işe alımlarla yerine konulması anlamına geldi. Başka bir deyişle, genişleme devam ettikçe saatlerde fazladan bir büyüme gerçekleşti ve bu da mekanik bir biçimde verimlilik büyümesini aynı miktarda aşağı çekti. Hem özellikle 2009’daki hızlı verimlilik büyümesi hem de 2009 sonrası oldukça yavaş verimlilik büyümesi krize verilen aşırı tepkinin neden olduğu fazladan işten çıkarmalardan kaynaklandı. Gordon ve Sayed yeniden işe alımların emek verimliliğini yıllık 0,9 yüzde puan yavaşlattığını ve 2010-2019 dönemindeki ortalama verimlilik büyümesinin aslında %1,2 yerine %2,1 olabileceğini tahmin ediyor.
Bu analiz, ABD’de emek verimliliğindeki büyümenin 2007-2019 arasında yavaşlamadığını; bu yüzden pandemiden sonra bir hızlanmanın da söz konusu olmadığını gösteriyor. Dolayısıyla, uzun dönemli yavaşlama eğiliminin kesin bir biçimde geride kaldığını söylemek henüz mümkün değil. Eğer verimlilikteki artışın hızlanması gerçekten uzun zamana yayılıyor, binlerce firmanın teknolojik ve organizasyonel değişiklikler yapmasını gerektiriyorsa ve yapay zekâ da çığır açıcı bir teknoloji ise, istatistiklerde etkisini görmek için biraz daha beklemek gerekecek.
Kaynakça
BLS. (2026). Labor productivity by major sectors: Nonfarm business, business, nonfinancial corporate, and manufacturing [Veri kümesi]. https://www.bls.gov/productivity/tables/home.htm
Byrne, D. (2019, Ağustos 5). The Mysterious Cross-Country Dispersion in Mobile Phone Price Trends. FEDS Notes. https://www.federalreserve.gov/econres/notes/feds-notes/mysterious-cross-country-dispersion-in-mobile-phone-price-trends-20190805.html
Fenaroli, G. (2023). Interpreting volatility in quarterly labor productivity. Monthly Labor Review. https://doi.org/https://doi.org/10.21916/mlr.2023.25
Gordon, R. J. (2016). The Rise and Fall of American Growth: The U.S. Standard of Living since the Civil War. Princeton University Press.
Gordon, R. J., & Sayed, H. (2026, Ocak 18). The Twin Puzzles of U.S. Productivity Growth Dynamics: A New Interpretation.
Melek, N. Ç., & Miller, S. (2026). A New U.S. Productivity Chapter? What Industry Data Say About AI. https://www.kansascityfed.org/research/economic-bulletin/a-new-us-productivity-chapter-what-industry-data-say-about-ai/
NBER. (2023, Mart 14). US Business Cycle Expansions and Contractions. NBER. https://www.nber.org/research/data/us-business-cycle-expansions-and-contractions
Syverson, C. (2017). Challenges to Mismeasurement Explanations for the US Productivity Slowdown. Journal of Economic Perspectives, 31(2), 165-186. https://doi.org/10.1257/jep.31.2.165
Notlar
- Dijital teknolojilerin faydalarının ve dolayısıyla emek verimliliğine katkılarının tam anlamıyla ölçülemediğini iddia eden çalışmalar var olmakla beraber başka çalışmalar emek verimliliğindeki yavaşlamanın BİT teknolojileriyle ilgili olmadığını ileri sürer (Syverson, 2017). ↑
- Bu azalma aslında üç faaliyet kolunda yoğunlaşmıştı: imalat, inşaat ve finans. ↑
Yazar, yapay zeka araçlarını yukarıda belirttiği kapsamda bilimsel yayın etiğine bağlı kalarak kullandığını beyan etmektedir. Yapay zeka desteğiyle üretilen içeriklerin tüm sorumluluğu yazara aittir.

