Takip et

Türkiye’nin KOBİ Politikasının Teknoloji Odaklı Olması Çıktıya Yansımıyor

🎧 Dinle
DOI:10.5281/zenodo.22728254 Atıf Yap ✅ Kopyalandı! Kopyala ✅ Kopyalandı!

Türkiye’nin KOBİ politikası teknoloji girişimciliğine odaklanıyor, ancak bu yönelim yüksek teknoloji ihracatına yansımıyor. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla teknoloji odağı değil, firmaların başarı gösterdikçe ilerlediği koşullu, aşamalı ve sonuçları ölçülen bir KOBİ politikasıdır.

Türkiye’nin KOBİ politikası teknoloji girişimciliğine ağırlık veriyor. Ancak bu tercih henüz üretim ve ihracat göstergelerine aynı ölçüde yansımıyor. 2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayisi ihracatındaki payı yalnızca %3,8 düzeyinde kaldı. Nisan 2026 itibarıyla bu oran %3,6’ya geriledi (TÜİK, 2026). Bu yazıda OECD STIP Compass veritabanını kullanarak ilk önce Türkiye’nin KOBİ politikasının teknoloji odaklı olduğunu göstereceğim. Daha sonra birkaç temel politika önerisiyle birlikte neden KOBİ politikasının teknoloji odaklı olduğunu irdelemeye çalışacağım.

KOBİ politikalarını nasıl sınıflandırdık?

STIP Compass, OECD ile Avrupa Komisyonu tarafından geliştirilen ve ülkelerin bilim, teknoloji ve yenilik politikaları hakkında karşılaştırılabilir bilgi sunan bir politika veritabanıdır. STIP Compass, ülkelerin politika girişimlerini, amaçlar, hedef grupları, kullanılan araçlar ve sorumlu kuruluşlar gibi ortak değişkenler altında toplar. Ancak STIP Compass bir etki değerlendirmesi veritabanı değildir. Politikaların başarılı olup olmadığından ziyade ülkelerin hangi sorunlara hangi araçlarla yanıt verdiğini göstermeyi amaçlar.

Veritabanındaki yaklaşık 8.500 politika girişimi arasından KOBİ’leri, küçük işletmeleri, yeni firmaları, girişimleri veya ölçeklenme potansiyeli taşıyan işletmeleri açık biçimde hedefleyen 551 politika aracını seçtim. Bu seçimi belli bir kod seti ve YZ araçları kullanarak yaptım. Bu KOBİ politikalarının 348’i gelişmiş ülkelerde, 162’si gelişmekte olan ülkelerde ve 41’i Türkiye’de uygulanıyor.

KOBİ politikalarını analiz etmek için basit bir taksonomi oluşturdum. Sınıflandırmada iki değişken kullandım. Teknolojik karmaşıklığı, standart ürün ve temel teknoloji kullanımından Ar-Ge yoğun ve ileri mühendislik gerektiren faaliyetlere uzanan beşli bir ölçekle ölçtüm. Gelişme ve büyüme aşaması ise kuruluş ve hayatta kalmadan kapasite geliştirme, büyüme ve ölçeklenmeye uzanan beşli bir ölçekle sınıflandırdım. Her girişim, politika adı, amacı, açıklaması, yararlanıcıları ve kullandığı araçları detaylandıran ve yukarıdaki ölçekleri esas alan kelime öbekleri üzerinden YZ araçları tarafından kodlandı. Desteklerin parasal ölçeğini özellikle kullanmadım, zira bu bilgilerin ne kadar sağlıklı olduğu konusunda çekincelerim vardı. Bu iki değişkenin kesişimi Tablo 1’de özetlenen dört politika alanı oluşturuyor.

Tablo 1. Teknolojik karmaşıklık ile gelişme ve büyüme aşamasının kesişimi

Tablo 1’de gösterilen taksonomi, aynı gelişme aşamasındaki firmaların farklı ihtiyaçlara sahip olabileceğini gösteriyor. Yeni kurulmuş geleneksel bir işletmenin temel finansman ve işletme becerilerine, erken aşamadaki teknoloji girişiminin ise prototip, laboratuvar ve tohum sermayesine ihtiyacı var. Yerleşik bir imalat KOBİ’si otomasyon, kalite ve enerji verimliliği desteği beklerken, büyüyen bir teknoloji firması ticarileşme ve ölçeklenme finansmanına ihtiyaç duyuyor.

Türkiye’nin teknoloji odağı neden sonuç üretmiyor?

Tablo 2 uluslararası politika portföyünde erken aşama ile büyüme aşaması arasında görece dengeli bir dağılım olduğunu gösteriyor. Ancak teknoloji odağının diğerlerine göre bir nebze azken, modernizasyon ve kapasite geliştirmeyle ilgili politika araçlarının bir nebze fazla olduğunu görüyoruz. Teknoloji girişimciliği ve teknoloji temelli ölçeklenme politikaları tüm KOBİ politikalarının yaklaşık %42’sini oluşturuyor.

Tablo 2. KOBİ politika girişimlerinin dört politika alanına dağılımı

Uluslararası örneklemde en büyük alan %30,5 ile modernizasyon ve kapasite genişletmedir. KOBİ’lerde verimlilik artışı çoğu zaman ileri teknoloji üretimine geçmeden önce makine parkının yenilenmesini, süreçlerin dijitalleşmesini, kalite sistemlerinin kurulmasını, enerji verimliliğini ve çalışan becerilerinin geliştirilmesini gerektiriyor. Türkiye’nin politika alanlarına göre dağılımı ise oldukça farklıdır.

Tablo 3. Türkiye’nin politika alanlarına göre ayrışması

Türkiye’de teknoloji temelli ölçeklenme %41,5 ile en büyük politika alanıdır. Bu oran genel örneklemden yaklaşık 18, gelişmekte olan ülkelerden ise yaklaşık 20 puan yüksektir. Teknoloji girişimciliği de %24,4 ile uluslararası ortalamanın üzerindedir. Teknoloji odağı toplam KOBİ politika araçlarının yaklaşık %65’ini oluşturmaktadır. Buna karşılık yerleşik KOBİ’lerin modernizasyonuna ve kapasite genişletilmesine yönelik politikaların payı yalnızca %7,3’tür. Aynı oran gelişmekte olan ülkelerde %29,6, gelişmiş ülkelerde %33,6’dır.

Türkiye bu nedenle geniş tabanlı modernizasyondan çok teknoloji girişimciliğine ve seçici teknoloji ölçeklenmesine dayanan bir portföyle dünyanın geri kalanından ayrışıyor. Bu tercih, yüksek katma değerli üretime geçiş hedefiyle uyumludur. Ancak politika araçlarının teknoloji odaklı olması, teknoloji girişimlerinin kendiliğinden büyüyeceği veya yüksek teknoloji ihracatının artacağı anlamına gelmiyor. Türkiye KOBİ’lerin mevcut teknolojik altyapısını ve ekosistemin altyapısını geliştirmeden KOBİ’lerin sırtına ciddi bir teknoloji odağı yüklüyor gibi görünüyor.

Teknoloji tabanlı girişimlere odaklanılması, geniş KOBİ kitlesinin verimlilik sorunlarını çözmüyor. KOBİ’ler teknolojik düzey, büyüme isteği, dijital kapasite ve gelişme aşaması bakımından birbirinden farklıdır (Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2023). Türkiye’de işletmelerin %74’ü yapay zekâ kullandığını belirtirken yalnızca %19’u yeni tesis açmayı planlıyor. İşletmelerin %72’si krediye erişimde, %58’i ise nitelikli çalışan bulmakta güçlük yaşıyor (EY Türkiye, 2025). Dijital araçlara ilgi, üretim kapasitesine ve verimliliğe yatırım yapılmasını sağlamıyor.

Teknoloji odağının arkasında ne var?

Türkiye’nin KOBİ politikasındaki teknoloji odağının elbette bir altyapısı var. Temel strateji belgelerinden hareketle yüksek teknolojinin i) düşük katma değerli üretim yapısını dönüştürmenin, ii) verimliliği ve ihracatı artırmanın, iii) ithal ara mallarını yerlileştirmenin ve iv) dijital ve yeşil dönüşüme uyum sağlamanın temel aracı olarak görüldüğünü söyleyebiliriz. Teknoloji girişimlerinin daha hızlı ölçeklenebileceği, uluslararası pazarlara açılabileceği ve nitelikli istihdam yaratabileceği beklentisi de bu yönelimi güçlendiriyor. Millî Teknoloji Hamlesi ile birlikte teknoloji politikası kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltma ve teknolojik bağımsızlığı güçlendirme amacı da kazandı (Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2023; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2022, 2025; KOSGEB, 2026).

Bu amaçlar kendi içlerinde tutarlı. Sorun, strateji belgelerinin yüksek teknolojiyi KOBİ’lerin modernizasyonunu hızlandıracak bir araç olarak görürken, mevcut politika portföyünün, modernizasyon aşamasını büyük ölçüde atlayarak doğrudan teknoloji girişimciliğine ve ölçeklenmeye yöneliyor olması. Böylece ulaşılmak istenen teknolojik düzey ile KOBİ’lerin mevcut üretim, finansman, beceri ve yönetim kapasitesi arasında ciddi bir boşluk oluşuyor.

Sorun Nerede?

KOBİ’lerin ölçeklenememesinin ve teknoloji ihracatına geçememesinin ardında üç temel sorun var. Birincisi, KOBİ’lerin mevcut durumu ve teknoloji odağı politikalarla KOBİ’lerden beklentiler arasında bir uyumsuzluk var. Bu uyumsuzluk işbirliklerine de yansıyor. Yeni teknolojiler geliştiren girişimler ile bu teknolojileri üretim süreçlerine aktarabilecek geniş KOBİ kitlesi işbirliği yapamıyor. İkincisi, prototipten ticarileşmeye ve ilk müşteriden düzenli satışa geçişe kadar uzanan süreçte destekleyici finansman ve pazar mekanizmaları zayıf kalıyor. Girişim sayısı ve fonların artması, firmaların üretim kapasitesini ve ihracatını aynı ölçüde artırmıyor. Üçüncüsü, KOBİ’lerin teknoloji yatırımlarını tamamlayacak nitelikli insan kaynağı, yönetim kapasitesi, kalite altyapısı ve dış pazar bağlantıları yetersiz. Mevcut politika portföyü bu geçişlerin her birini ayrı ayrı desteklese de aralarındaki bağlantıyı yeterince kuramıyor.

Nasıl bir KOBİ politikası?

KOBİ destekleri tek seferlik ve birbirinden kopuk hibeler yerine firmaların gelişme yolunu izleyen aşamalı programlar olarak tasarlanabilir. İlk destek dilimi teknoloji ihtiyacının belirlenmesine, yol haritasına ve prototipe verilebilir. Desteğin devamı ise verimlilik artışı, çalışan eğitimi, pilot üretim, ilk müşteri, satış veya ihracat geliri gibi doğrulanabilir sonuçlara bağlanmalıdır. Firma başarı gösterdikçe destek miktarı ve kapsamı artmalıdır. Böylece teknoloji politikası ile geniş tabanlı modernizasyon arasında bağ da kurulmuş olur. Çin’in sanayi politikasının başarısında bu basit prensip önemli rol oynuyor: rekabetçiysen destek var, değilsen yok.

İkinci olarak, büyük işletme–KOBİ iş birliği belirli desteklerin ön koşulu hâline getirilmelidir. Büyük veya ihracatçı işletme, KOBİ ile ortak bir gelişim planı sunmalı, teknik danışmanlık, kalite denetimi, pilot sipariş ya da satın alma taahhüdü sağlamalıdır. Kamu desteği yatırımın yanında ortak ürün geliştirme, test, sertifikasyon ve tedarik zinciri entegrasyonunu da kapsayabilir.

Yurt dışındaki Türk girişimciler de teknoloji firmalarının büyümesinde kullanılabilecek önemli bir kaynaktır. Yurt dışındaki Türk kurucuların %97’si Türkiye’deki girişimcilere destek vermeye istekli olmasına rağmen, yaklaşık %90’ı bu bağlantıyı sağlayacak bir mekanizma olmadığını söylemektedir (Endeavor Insight, 2024).

Son olarak, bütün programlar bağımsız etki analizine tabi tutulmalıdır. Kaç firmaya ne kadar destek verildiğinin ötesinde, desteklerin verimlilik, satış, istihdam, yatırım, ihracat ve girişimlerin hayatta kalma üzerindeki etkisi ölçülmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla teknoloji programı değil, firmaların başarı gösterdikçe bir sonraki aşamaya geçebildiği, koşullu, aşamalı ve sonuçları ölçülen bir KOBİ politikasıdır.

Kaynakça

Ankara Sanayi Odası. (2024). Girişimcilik ekosisteminde yatırım ve fonlama dinamikleri: Ankara’nın yükselen girişimcilik potansiyeli ve uluslararası karşılaştırmalar (Çalışma Raporu 2024/02). https://www.aso.org.tr/uploads/attachments/G%C4%B0R%C4%B0%C5%9E%C4%B0MC%C4%B0L%C4%B0K%20EKOS%C4%B0STEM%C4%B0NDE%20YATIRIM%20VE%20FONLAMA%20D%C4%B0NAM%C4%B0KLER%C4%B0%20Ankaran%C4%B1n%20Y%C3%BCkselen%20Giri%C5%9Fimcilik%20Potansiyeli%20ve%20Uluslararas%C4%B1%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rmalar.pdf

Endeavor Insight. (2024). Uluslararası ağları etkinleştirme: Türk girişimcilik ekosistemini güçlendirme raporu. https://endeavor.org/turkiye-international-network/

EY Türkiye. (2025). EY Girişimcilik Barometresi 2025: Türkiye. https://www.ey.com/tr_tr/technical/ey-turkiye-yayinlar-raporlar/ey-girisimcilik-barometresi-2025

KOSGEB. (2026). KOSGEB 2026 yılı performans programı. https://webdosya.kosgeb.gov.tr/Content/Upload/Dosya/Mevzuat/2026/KOSGEB_2026_Y%C4%B1l%C4%B1_Performans_Program%C4%B1_28.01.2026_%281%29.pdf

T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. (2023). On İkinci Kalkınma Planı (2024–2028): Girişimcilik ve KOBİ’ler Özel İhtisas Komisyonu raporu. https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2025/08/Girisimcilik-ve-KOBIler-OIK-Raporu_01082025.pdf

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. (2022). Ulusal teknoloji girişimciliği stratejisi. https://www.sanayi.gov.tr/medya/haber/teknogirisimcilikte-yeni-donem

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. (2025). 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi. https://sanayi.gov.tr/medya/haber/2030-sanayi-ve-teknoloji-strateji-belgesi-aciklandi

Türkiye İstatistik Kurumu. (2026). Dış ticaret istatistikleri, Nisan 2026. https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/58236

Önerilen Alıntı: Alıntıyı Kopyala
İbrahim Semih Akçomak (2026). Türkiye’nin KOBİ Politikasının Teknoloji Odaklı Olması Çıktıya Yansımıyor. Katman Portal. https://katmanportal.com/doi/10.5281/zenodo.22728254

  • Lisans ve Yüksek Lisans eğitimin ODTÜ İktisat bölümünde tamamlayan Dr. İbrahim Semih Akçomak, doktora eğitimini 2009 yılında Maastricht Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Daha sonra Hollanda Planlama Teşkilatı’nda Uluslararası İktisat bölümünde iki yıl süreyle görev yapmıştır. 2012 yılından itibaren ODTÜ, Bilim ve Teknoloji Politikası Çalışmaları'nda öğretim üyesi olarak görev yapan Akçomak’ın Economic Journal, European Economic Review, Industrial and Corporate Change gibi akademik dergilerde makaleleri yayınlanmıştır. Semih Akçomak Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi (ODTÜ-TEKPOL) müdürlüğü görevini yürütmektedir.

    Diğer Yazıları
Yapay Zeka Kullanımı Beyanı
Veri çekme ve işleme Güvenilirliği yazar tarafından teyit edilmiş veriden tablo ve grafik oluşturma Görsel oluşturma

Yazar, yapay zeka araçlarını yukarıda belirttiği kapsamda bilimsel yayın etiğine bağlı kalarak kullandığını beyan etmektedir. Yapay zeka desteğiyle üretilen içeriklerin tüm sorumluluğu yazara aittir.