Takip et

Sanayi Robotlarının Uzun Yürüyüşü

🎧 Dinle ✕
DOI:10.5281/zenodo.23408574 Atıf Yap ✅ Kopyalandı! Kopyala ✅ Kopyalandı!

Sanayi robotları, mekanizasyona dayalı önceki otomasyon dalgalarının ardından gelen ve etki alanları yapabildikleri görevlerin az sayıda olması nedeniyle sınırlı kalan bir başka otomasyon teknolojisidir.

Dans eden, dövüşen ya da ev işi yapar gibi gözüken insansı robotları görmeyen yoktur. Oysa birkaç yıl öncesine kadar teknoloji gündeminin odağında sanayi robotları vardı. Sanayi robotlarının kamusal tartışmalara ve iktisatçıların araştırma gündemine girmesinde kritik dönemin 2013-2016 olduğu söylenebilir. Makine öğrenmesi ve mobil robotik alanındaki ilerlemeler nedeniyle “yakın gelecekte” ABD ekonomisinde istihdamın %47’sinin (!) ortadan kalkabileceğini iddia eden çalışma, 2013 yılında yayımlandı (Frey & Osborne, 2013). Kısa bir süre sonra, bilgi ve iletişim teknolojilerinin kabiliyetlerindeki hızlı gelişme nedeniyle çok kapsamlı bir teknolojik değişimin yaşandığını ve ciddi bir işsizlik sorununun ortaya çıktığını ya da çıkacağını iddia eden kitaplar yayımlandı (Brynjolfsson & McAfee, 2014; Ford, 2015; Srnicek & Williams, 2015). Ortaya çıkan “Dördüncü Sanayi Devrimi” teknolojileri arasında en öne çıkanlardan biri sanayi robotlarıydı (Schwab, 2016).

Aslında 1980’lerin sonlarından beri yüksek gelirli ülkelerin fabrikalarında kullanılmakta olan sanayi robotlarının sıradan insanlar, uzmanlar ve iktisatçılar tarafından “keşfi” yaklaşık 30 yıl gecikmeyle gerçekleşti! Emek gücünün giderek daha az bir kısmının fabrikalarda çalıştığı “sanayi sonrası” toplumlarda sıradan insanların fabrikalarda hangi makinelerin kullanıldığını ya da üretimin nasıl organize edildiğini bilmemeleri bir noktaya kadar anlaşılabilir. Fakat çoğu iktisatçı ya da uzman üretim süreçlerinin, fabrikanın ve genel olarak iş yerinin bir “kara kutu” olarak kalmasını tercih eder ya da bunlarla ilgilenmez.

Sanayi Robotlarının Anatomisi

Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO), sanayi robotlarını “bir sanayi ortamındaki otomasyon uygulamalarında kullanmak için bir yere ya da hareketli bir platforma sabitlenmiş, üç ya da daha fazla eksende programlanabilir, otomatik olarak kontrol edilen, yeniden programlanabilir çok amaçlı manipülatör [nesneleri tutma ve/veya hareket ettirme amacıyla kullanılan makine]” olarak tanımlıyor (IFR, t.y.-a)[1]. “Sanayi robotu” terimini kullanan ve dijital olarak kontrol edilen makinelerin ilk patent ve prototipleri 1960’lara; sprey boyama ya da malzeme taşıma (material handling) gibi tehlikeli görevlerdeki ilk uygulamaları ise 1970’lere kadar uzanıyor. Fakat sanayi robotlarının imalat sanayindeki kurulumlarının artmaya başlaması 1980’lerin sonunda ve 1990’ların başında gerçekleşti (Fernández-Macías vd., 2021). Öyle ki, 1995’e gelindiğinde Avrupa Birliği (AB) ülkelerindeki robot stoku 100.000’in üzerindeydi.

1995-2017 arasında AB’de kullanılan sanayi robotlarına odaklanan bir çalışma, sanayi robotlarının sınırlı sayıda görevde, sektörde ve ülkede yoğun olarak kullanılan özel bir teknoloji olduğunu gösteriyor (Fernández-Macías vd., 2021). 2017 yılında AB’deki sanayi robotu uygulamalarının %55’i esasen nesneleri bir yerden başka bir yere taşımayı, %22’si kaynaklama ve lehimlemeyi, %5’i ise montaj ve söküm işlemlerini içeriyordu. Diğer önemli uygulamalar ise boyama ve kesme gibi görevlere odaklanıyordu. 2015 yılında AB robot stokunun %50’den fazlası otomotiv, %13’ü kauçuk ve plastik ürünleri, %10’u ise metal ürünleri sektörlerinde kullanılmaktaydı. Bu üç sektör robot stokunun yaklaşık %75’ini barındırıyordu. Bunlara gıda ve içecek, makineler ve elektrik/elektronik sektörlerinin eklenmesiyle oluşan 6 sektör, 14 imalat sektörüne ait toplam robot stokunun %90’dan fazlasını kullanıyordu. Tekstil, kâğıt, ağaç ve hatta plastikler ve kimyasallar gibi sektörlerde ise robotlar yok denecek kadar azdı. 1995’te tüm robotların %20’sini kullanan Alman otomotiv sektörü, 2015’e gelindiğinde AB’deki tüm robotların %27’sine ev sahipliği yapıyordu. 2015 yılında Alman otomotiv sektörünün toplam AB istihdamındaki payı %1’den, toplam AB imalat istihdamındaki payı ise %4’ten düşüktü (Fernández-Macías vd., 2021).

Dolayısıyla sanayi robotları yalnızca sınırlı sayıda görevi yerine getirebilen özel teknolojilerdir. Yapabildikleri görevler ise esasen el emeğine dayalı, fiziksel güç ve beceri gerektiren rutin görevlerdir. Bu temel sebepten ötürü yalnızca sınırlı sayıda sektörde yoğunlaşmışlardır. Başka önemli bir husus ise sanayi robotlarının otomasyon bağlamında bir kırılmayı değil, sürekliliği temsil etmesidir (Fernández-Macías vd., 2021). Yani sanayi robotları, mekanizasyona dayalı önceki otomasyon dalgalarının ardından gelen ve etki alanları yapabildikleri görevlerin az sayıda olması nedeniyle sınırlı kalan bir başka otomasyon teknolojisidir. Sanayi robotlarının 1990’larda anlamlı bir sayıya ulaşmasından önce, demirciler, ip eğiriciler ve dokumacılar gibi işlerin büyük ölçüde ortadan kalkmasından sorumlu olan otomasyon teknolojileri vardı (Güven, 2024).

Sanayi Robotları ve İstihdam

Sanayi robotları az sayıda imalat alt sektöründe yoğunlaşmış ve bu nedenle, a priori, istihdam üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olmuş olabilir. Böyle olsa bile, sanayi robotlarının istihdam üzerindeki etkisi tam olarak ne olmuştur?

17 gelişmiş ekonomi için 1993-2007 dönemine ait sektörel verileri kullanan bir çalışmaya göre sanayi robotu kullanımı (çalışılan saat başına robot sayısındaki artış) katma değeri ve emek verimliliğini artırmıştır. Daha önemlisi, robot kullanımı ile toplam çalışılan saatler arasında bir ilişki yoktur; ancak robot kullanımı, “düşük becerili” işçilerin çalıştığı saatlerin toplam içindeki payını azaltmıştır (Graetz & Michaels, 2018). 15 AB ekonomisi için 1995-2017 dönemine ait verileri kullanan başka bir çalışma ise 1.000 işçi başına ilave bir robot kullanımının toplam istihdamda %1,14’lük bir artışla ilişkili olduğunu bulmuştur. İlk çalışmanın aksine, aynı çalışmada robot penetrasyonu ile “düşük becerili” istihdam arasında negatif bir ilişki bulunamamıştır (Klenert vd., 2023). Diğer taraftan, ABD ekonomisi üzerine odaklanan ve işe gidiş-geliş bölgesi (commuting zone) seviyesinde veri kullanan bir çalışma 1.000 işçi başına robot sayısındaki her bir robotluk artışın yerel istihdamın çalışma çağındaki nüfusa oranını 0,39 yüzde puan, ortalama ücretleri ise %0,77 düşürdüğünü bulmuştur (Acemoglu & Restrepo, 2020).

Vietnam üzerine odaklanan ve 2014-2020 dönemine ait bölge düzeyindeki verileri kullanan bir çalışmaysa, robot kullanımının ortaöğretim/lise ve yükseköğretim mezunu işçilerin istihdamını artırdığını bulmuştur. Aynı çalışmaya göre, robot kullanımı rutin el işi yapan işçilerin kayıt içi istihdamını azaltırken, aynı nitelikteki işçilerin kayıt dışı istihdamını artırmıştır. Dolayısıyla, toplam istihdam artsa da, bu durum rutin el işi yapan işçilerin kayıt dışı ekonomiye sürüklenmesi pahasına gerçekleşmiştir (Arias vd., 2025).

Firma düzeyinde veri kullanan ve sanayi robotlarına odaklanan bazı çalışmalar daha ilginç sonuçlar elde etmiştir. Fransız imalat firmalarına ilişkin 2010-2015 dönemine ait verileri kullanan bir çalışma, ilgili dönemde robot kullanan ortalama bir firmanın katma değerini %20, toplam çalışılan saatlerini ise %10,9 artırdığını bulmuştur. Aynı ortalama firmadaki üretim işçilerinin (üretimden doğrudan sorumlu işçiler) toplam istihdamdaki payı ise %1,6 azalmıştır. Daha ilginç olan ise robot kullanan firmalardaki istihdam artışının, robot kullanmayan firmalardaki istihdam azalışı pahasına olmasıdır; öyle ki, robot kullanımındaki 20 yüzde puanlık artış (örneklem ortalaması), toplam imalat sanayi istihdamında %3,2’lik bir azalışa neden olmuştur (Acemoglu vd., 2020)[2]. 1990-2016 dönemine ve İspanyol imalat firmalarına odaklanan başka bir çalışma ise robot kullanan firmaların çıktılarını dört yıl içinde %25, toplam istihdamlarını ise %10 artırdığını bulmuştur. Dahası, hem “yüksek becerili” hem de “düşük becerili” işçilerin ve üretim işçilerinin sayısı robot kullanan firmalarda artmıştır. Robot kullanmayan firmaların istihdamında ise kayıp yaşanmıştır (Koch vd., 2021)[3].

Peki, imalat sanayindeki robot yoğunluğunu 2010’ların başından beri sürekli artırarak bugün en fazla sanayi robotuna ev sahipliği yapan Çin’de imalat sanayi istihdamına ne oldu[4]? 2010’ların ortasından itibaren Çin’de imalat sanayinin istihdam payı yavaş da olsa artarak 2022’de %30’un üzerine çıktı. Benzer şekilde, robot yoğunluğunda ciddi bir artış gözlemlenen Vietnam’da imalat sanayinin istihdam payı 2010’ların başında yaklaşık %20 iken 2022’de %30’a kadar yükseldi (Arias vd., 2025). Nedensel bir kanıt olarak görülemeyecek bu gözlemler yine de robotların istihdam üzerinde tek belirleyici olmadığını gösteriyor.

Özetle, sanayi robotlarının istihdama etkisine odaklanan ampirik çalışmaların yeknesak sonuçlar verdiğini söylemek mümkün değildir. Sektör düzeyinde veri kullanan çalışmalar çelişkili sonuçlar verirken, firma düzeyindeki çalışmaların benzer sonuçlara ulaştığı; yani robot kullanan firmaların istihdamı artırdığı, kullanmayanların ise istihdam kaybı yaşadığı söylenebilir. Robot kullanan firmaların daha fazla istihdam yaratmasında bu firmaların üretimlerini artırmasının kilit bir rol oynadığı düşünülebilir. Aynı üretim artışlarının imalat sanayinin robot yoğunluğunda çarpıcı bir artışın yaşandığı Çin ve Vietnam gibi ülkelerde imalat sanayi istihdamının artmasında da payı olduğu ileri sürülebilir.

Sonuç Yerine

1980’lerin sonundan itibaren fabrikalarda kullanılmakta olan sanayi robotları, fiziksel güç ve beceri gerektiren nesneleri bir yerden başka bir yere taşıma, kaynaklama, montaj ve söküm, boyama ve kesme gibi sınırlı sayıda görevi üstlenen özel otomasyon teknolojileridir. Bu yüzden sınırlı sayıdaki imalat sanayi alt kolunda yoğunlaşmışlardır. Yaygın kanının aksine, istihdam üzerindeki etkilerinin net bir şekilde olumsuz olduğunu söylemek zordur. Yapay zekâ ve robotikteki diğer ilerlemeler sayesinde yapabilecekleri görevlerin gelecekte artacağı ve böylece daha fazla üretim alt kolunda kendilerine yer bulacakları söylenebilir.

Kaynakça

Acemoglu, D., Lelarge, C., & Restrepo, P. (2020). Competing with Robots: Firm-Level Evidence from France. AEA Papers & Proceedings, 110, 383-388. https://doi.org/10.1257/pandp.20201003

Acemoglu, D., & Restrepo, P. (2020). Robots and Jobs: Evidence from US Labor Markets. Journal of Political Economy, 128(6), 2188-2244. https://doi.org/10.1086/705716

Arias, O., Fukuzawa, D., Le, D. T., & Mattoo, A. (2025). Future Jobs: Robots, Artificial Intelligence, and Digital Platforms in East Asia and Pacific. World Bank. https://hdl.handle.net/10986/43040

Bessen, J., Goos, M., Salomons, A., & Berge, W. V. D. (2020). Firm-Level Automation: Evidence from the Netherlands. AEA Papers & Proceedings, 110, 389-393. https://doi.org/10.1257/pandp.20201004

Brynjolfsson, E., & McAfee, A. (2014). The Second Machine Age: Work, Progress, and Prosperity in a Time of Brilliant Technologies. W. W. Norton & Company.

Fernández-Macías, E., Klenert, D., & Antón, J.-I. (2021). Not so disruptive yet? Characteristics, distribution and determinants of robots in Europe. Structural Change and Economic Dynamics, 58, 76-89. https://doi.org/10.1016/j.strueco.2021.03.010

Ford, M. (2015). Rise of the Robots: Technology and the Threat of a Jobless Future. Basic Books.

Frey, C. B., & Osborne, M. (2013). The Future of Employment: How susceptible are jobs to computerisation? http://www.oxfordmartin.ox.ac.uk/publications/view/1314

Graetz, G., & Michaels, G. (2018). Robots at Work. The Review of Economics and Statistics, 100(5), 753-768. https://doi.org/10.1162/rest_a_00754

Güven, B. (2024). Has labor-saving technology accelerated? Evidence from industry-level data. Structural Change and Economic Dynamics, 70, 442-456. https://doi.org/10.1016/j.strueco.2024.05.008

IFR. (t.y.-a). International Federation of Robotics. Industrial Robots. Geliş tarihi 10 Ekim 2026, gönderen https://ifr.org/industrial-robots

IFR. (t.y.-b). International Federation of Robotics. Service Robots. Geliş tarihi 10 Ekim 2026, gönderen https://ifr.org/service-robots

IFR. (t.y.-c). Robot Density Surges in Europe, Asia, and Americas. Robot Density Surges in Europe, Asia, and Americas. Geliş tarihi 11 Ekim 2026, gönderen https://ifr.org/ifr-press-releases/news/robot-density-surges-in-europe-asia-and-americas

IFR. (2026, Eylül 24). World Robotics 2026. https://ifr.org/downloads/press_docs/Market_Presentation_WR_Press_Conference_2026.pdf

Klenert, D., Fernández-Macías, E., & Antón, J.-I. (2023). Do robots really destroy jobs? Evidence from Europe. Economic and Industrial Democracy, 44(1), 280-316. https://doi.org/10.1177/0143831X211068891

Koch, M., Manuylov, I., & Smolka, M. (2021). Robots and Firms. Economic Journal, 131(638), 2553-2584. https://doi.org/10.1093/ej/ueab009

Ma, R. (2024). How Do Robot Subsidies Affect Aggregate Productivity and Firm Dispersion? Theory and Evidence from China. https://www.lse.ac.uk/economics/Assets/Documents/job-market-candidates-2024-2025/robot-ma.pdf

Schwab, K. (2016). The fourth industrial revolution (First U.S.). Crown Business.

Srnicek, N., & Williams, A. (2015). Inventing the Future: Postcapitalism and a World Without Work. Verso.

Notlar

  1. Ulaşım, lojistik, tarım, konaklama ve yiyecek hizmetleri ile profesyonel temizlik gibi alanlarda kullanılan robotlar ise hizmet robotları olarak tanımlanıyor (IFR, t.y.-b). ↑
  2. Bunun oldukça yüksek bir tahmin olduğunu belirtelim. Eğer söz konusu tahmin gerçekten doğruysa, ilgili dönemde Fransız imalat sanayindeki istihdam kaybının %70 ila %80’i sanayi robotlarından kaynaklanmıştır (Güven, 2024). ↑
  3. Hollanda firmalarına ve 2010-2016 dönemine ait verileri kullanan ve toplam otomasyon harcamalarının istihdama etkisine odaklanan bir çalışma, otomasyon harcaması yapan imalat ve imalat dışı firmaların otomasyon harcaması yapmayan firmalara göre %1,8-2,0 daha yüksek istihdam ve %1,0-1,3 daha yüksek gelir artışı elde ettiğini bulmuştur (Bessen vd., 2020). Fakat aynı çalışmaya göre, büyük otomasyon harcaması yapan imalat ve imalat dışı firmaların istihdamında bir süre sonra azalma yaşanmıştır. ↑
  4. Uluslararası Robotik Federasyonu’na (IFR) göre 2025 yılında tüm dünyada 603 bin adet sanayi robotu kurulumu yapıldı ve böylece iş yapabilir robot stoku 5 milyon 79 bin robota ulaştı. Toplam robotların %76’sı Asya kıtasında, %59’u ise Çin’de kuruldu (IFR, 2026). Çin 2016’dan beri en fazla robota ev sahipliği yapıyor (Ma, 2024). 2024 yılında 10.000 işçi başına robot sayısında (robot yoğunluğu) lider ülke ise 1.220 robot ile Güney Kore idi (IFR, t.y.-c). ↑
Önerilen Alıntı: Alıntıyı Kopyala
Barış Güven (2026). Sanayi Robotlarının Uzun Yürüyüşü. Katman Portal. https://katmanportal.com/doi/10.5281/zenodo.23408574
  • Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Ekonomik Araştırmalar biriminde Kalkınma Ekonomisi alanında yönetici yardımcısı olarak çalışmaktadır. Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği ve İktisat bölümlerinde, yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İktisat bölümünde, doktora eğitimini ise University of Massachusetts Amherst İktisat bölümünde tamamlamıştır. Doktora tezinde teknolojik gelişmede devletin rolünü ve teknolojik gelişmenin istihdama etkisini incelemiştir. Teknolojik gelişmenin hızı üzerine olan ampirik çalışması Structural Change and Economic Dynamics dergisinde yayımlanmıştır. Teknolojik gelişmenin kaynakları ve istihdama etkisi ile teknoloji ve sanayi politikası üzerine çalışmaya devam etmektedir. Özel olarak yapay zekâyla ilgilenmektedir.

    Diğer Yazıları
Yapay Zeka Kullanımı Beyanı
Dil bilgisi, anlam bozukluğu ve noktalama kontrolü

Yazar, yapay zeka araçlarını yukarıda belirttiği kapsamda bilimsel yayın etiğine bağlı kalarak kullandığını beyan etmektedir. Yapay zeka desteğiyle üretilen içeriklerin tüm sorumluluğu yazara aittir.