Takip et

Yapısal Makro Modellerin ’Kısa’ Tarihi (IV)

🎧 Dinle ✕
DOI:10.5281/zenodo.22917207 Atıf Yap ✅ Kopyalandı! Kopyala ✅ Kopyalandı!

Keynesyen kuram Cowles Komisyonunda hiçbir zaman vazgeçilmez bir sadakat nesnesi olmadı. Programı inşa edenlerin aradığı, dinamik stokastik bir denklem sistemi olarak yazılabilecek, veriye istatistiki olarak eşlenmeye, sınanmaya ve politika öngörüsüne olanak sağlayacak matematiksel bir yapıydı. Keynesyen kuram bu gerekliliği karşılayan bir biçimde zaten hazır bulunduğu için benimsendi.

Serinin bir önceki yazısının sonunda, Keynesyen yapısal modellerin yaklaşık çeyrek asır sürecek olan yükseliş döneminin ardından gelen düşüşünün hikâyesini bu yazıda ele alacağımızdan bahsetmiştik. Buna dönmeden önce, hikâyenin 1940’ların ortalarına doğru geldiği yeri kısaca hatırlamakta fayda var. O tarihte Marschak yönetimindeki Cowles Komisyonunda çalışan araştırmacılar, yapısal parametrelerin tahminini mümkün kılan özdeşleştirme (identification) probleminin matematiksel çözümü konusunda ciddi yol almışlardı; gözlemlenen veriyi ürettiği düşünülen makroekonomik yapının matematiksel temsili olan model katsayılarını ‘doğru’ tahmin ederek veriden ‘gerçek’ yapıya hangi şartlar altında ulaşılabileceğini kesin biçimde ortaya koyabiliyorlardı. Geliştirdikleri tahmin teknikleri sayesinde programın başlangıç noktası olarak görülebilecek Tinbergen’in öncü çalışmasındaki istatistiki problemler de büyük oranda çözülmüştü. Bu aşamada, araştırma programının henüz hayata geçiremediği ise bu teorik birikimi kullanacak olan bir uygulama, yani geliştirilen yöntemlerle katsayıları tahmin edilmiş ve politika analizine imkân tanıyan yapısal bir makroekonometrik modeldi. Marschak’ın Cowles Komisyonu çatısı altında bunu inşa edecek birine ihtiyacı vardı.

Marschak’ın bu ilk uygulamayı inşa etmek üzere seçtiği kişi, MIT’de Paul Samuelson danışmanlığında doktorasını henüz tamamlamakta olan genç iktisatçı Lawrence Klein’dır. Eylül 1944’te Cleveland’da toplanan Ekonometri Derneği (Econometric Society) konferansında başkanlığını Jacob Marschak’ın yaptığı oturumda Klein bir çalışmasını sunar. Klein’ı işe alma ihtimaliyle toplantıya gelmiş olması muhtemel olan ve sunumundan oldukça etkilenen Marschak, Klein’in olası bir iş teklifine nasıl yaklaşacağını anlamak için ona dönerek kafasındaki iş tanımını paylaşır “bu ülkenin ihtiyacı olan şey […] yeni bir Tinbergen modeli, ona yeni bir yaklaşım.”[1]. Marschak’ın Klein tercihi, diğer tercihlerine benzer biçimde, projeye en uygun birikim ve donanıma sahip olduğu kadar büyük bir projenin parçası olarak çalışabilecek entelektüel esnekliğe sahip bir takım oyuncusu tercihidir. Bu toplantıdan yaklaşık bir ay sonra Marschak, Samuelson’a yazdığı mektupta “Klein’ın Econometrica’daki makalesinden ve Cleveland’da sunduğu bildiriden oldukça etkilendiğini” ve “[Klein’a] memnun edecek koşullarda Cowles’ta bir iş teklif etme olasılığı” bulunduğunu belirtir[2] ve Samuelson’dan Klein’ın kendisinde oluşturduğu “yaşıtları arasında ekonometrik çalışma için en iyi isimlerden biri” olduğu izlenimini teyit etmesini ister. Samuelson’ın yanıtı Marschak’ın izlenimini doğrulayacak şekilde, Klein’in, “mükemmel bir eğitime sahip, çok gelecek vadeden, yetenekli genç bir iktisatçı” ve Marschak’ın projesinde çalışmaya “fazlasıyla uygun” olduğudur[3]. Bu yazışmalar sonrasında Marschak, Klein’a Cowles Komisyonunda üç yıllık bir pozisyon teklif eder.

Marschak’ın Klein hakkındaki olumlu izlenimi, Cowles Komisyonunda çalışmaya başladıktan kısa süre sonra Klein’ın çalışmaları ve kişiliğiyle de doğrulanır. Marschak, Klein’ın bir fon başvurusunu desteklemek için kaleme aldığı referans mektubuna[4], “[kendisinin] ve çalışma arkadaşlarının Klein’da, karşıt görüşü anlamaya ve takdir etmeye hazır; vermeye ve almaya eşit ölçüde istekli, tartışmayı kazanmaktan ya da kariyer yapmaktan ziyade sorunu çözmekle ilgilenen bir kişi bulduklarını” yazar. Marschak’a göre Klein aynı zamanda “aslolanı görebilen“, “gözlemlenen olguların mantıksal olarak tutarlı bir açıklamasına” ulaşmak amacı olan, bunu yaparken de ne iktisadı mantıksal olarak eksiksiz ve zarif ama doğrulanamaz kılma eğilimindeki tuzak olan “teorik mükemmeliyetçilik” ne de nitelikli açıklamanın yerine niceliği koyan “ampirik detaycılık” tuzağına düşmeyen bir araştırmacıdır. Bu satırlar, aslında Marschak’ın zihnindeki ideal yapısal modelin bir özeti gibidir; ne yüksek bir zarafete sahip ama doğrulanması mümkün olmayan bir saf kuram, ne de kurama dayanmayan bir veri yığını, ikisinin arasında, gözlemlenen olguların kuram temelli açıklamalarının veriye dayalı istatistiki yöntemlerle sınandığı bir yapı.

Klein, doktorasını bitirip Cowles Komisyonunda çalışmaya başladığında gerek almış olduğu eğitim gerekse çalışmaları itibariyle akademik anlamda Keynesyen bir araştırmacıydı. The Keynesian Revolution (1947) başlığıyla kitaplaşan doktora tezinde, Genel Teori’deki esas kuramsal katkıyı Keynes’in bile tam olarak anlamadığını ve hatta yanlış tanımladığını ileri sürebilecek derecede kurama hâkim olduğunu düşünüyordu[5]. Cowles Komisyonu çatısı altında yeni üretilen metotlar kullanılarak inşa edilen ilk model Klein tarafından 1947’de tamamlanarak Economic Fluctuations in the United States, 1921-1941 başlığıyla 1950’de kitap olarak basıldı.

Kitabın önsözü “Bu kitabın, ekonometrik modelleme alanında yalnızca deneme niteliği taşıyan ve ilk aşama sayılabilecek adımlar içerdiği ne kadar vurgulansa azdır.”[6] cümlesiyle başlar. Bu cümlenin gerekçesi mütevazilikten ziyade, ortaya konulan modelin gerek yapısal gerekse tahmin (forecast) performansı açısından birçok eksiği olan ‘prototip’ bir model olduğunun farkında olunmasıdır. Yine önsözün devamında Klein ‘…beni bu araştırma projesiyle tanıştıran ve gözü kara girişimlerimde sürekli bir yönlendirici etki ve arabulucu olan Profesör Jacob Marschak’a özellikle minnettarım’[7] derken aslında Marschak’ın bu prototip modelin oluşumundaki baskın etkisinin altını özellikle çizmektedir.

Klein ve Marschak işbirliğiyle ortaya çıkan ve Keynesyen makroekonometrik modellerin ilk örneği olan bu modelin içeriğine kısaca bakmak, zaman içinde bu yapısal modellerin zayıf karnı olarak eleştiri konusu yapılan makroekonomik büyüklükler arasındaki ilişkilerin mikroekonomik prensiplerden türetilmemesi tercihinin Keynesyen kurama bağlılıktan ziyade pragmatik bir tercih olarak ortaya çıktığına dair deliller içermesi açısından oldukça öğretici. Kitabın 2. bölümünün ilk kısmı olan ‘Ekonomik Teori’ başlıklı kısım, modelde yer alan temel makro büyüklükler ve bunlar arasındaki ilişkilerin nasıl türetildiğine dair bilgi veren bir paragraftan oluşuyor:

“Modelimizin temelinde yatan iktisat kuramı, metodoloji bakımından klasiktir. Ekonomik sistemi iki gruptan oluşan bir yapı olarak görüyoruz. Bir grup hane halklarından, diğeri ise işletmelerden oluşuyor. Her gruptaki bireylerin, modelin yapısal denklemlerine yol açan belirli davranış kalıplarını izlediği varsayılıyor. Elimizde, işletmelerin kâr ya da fayda azamileştirme denklemleri, hane halklarının fayda azamileştirme denklemleri ve bu iki grubun piyasadaki etkileşimlerinin fiyatları, ücretleri, kiraları vb. belirlemesi bulunuyor. Bu denklemler sistemi oluşturuyor.”[8] (Klein, 1950, Bölüm II, “Economic Theory,” s. 13)

Bu cümlelerde açıkça ifade edildiği gibi modelin inşasında kullanılması tercih edilen yöntem özü itibariyle mikroekonomik prensiplerden makroya doğru giden ‘klasik’ yoldur. Aynı bölümün bir sonraki kısmının başlığı ise ‘Toplulaştırma’ (Aggregation) yani mikroekonomik teori yoluyla türetilen hane ve firma davranışlarının makro büyüklükler ve ilişkiler haline dönüştürülmesidir. Bu bölümün geri kalanında ilginç bir biçimde hem bu iki temel prensip dahilinde oldukça detaylı hanehalkı ve firma optimizasyon problemleri formüle edilerek bunlardan çıkan davranışsal denklemler türetiliyor hem de firmalar açısından karar alma mekanizması olarak basit ‘pratik kural’ (rule of thumb) yaklaşımının neden kâr maksimize eden rasyonel davranış olabileceğine dair bir bölüm bulunuyor. Benzer şekilde piyasalarda dengenin nasıl oluştuğuna dair bölümde de bunun bazı piyasalarda klasik fiyat mekanizması yoluyla bazılarında ise miktar uyarlaması yoluyla olabileceğinden bahsediliyordu. Daha da önemlisi, istatistiki model denklemlerinin bir araya getirilerek modelin tamamlandığı kitabın 3. bölümünde, bazen veri eksikliği, bazen ‘toplulaştırma’ sorununun sağlıklı bir çözümü olmaması bazen de ‘operasyonel’ gerekçelerle kolaylık sağladığı için ‘ad-hoc’ (mikroekonomik temellerden yoksun) denklemler tercih ediliyor, bir önceki bölümde derlenen denklemler büyük oranda boşa çıkarılıyordu.

Bu açıdan bakıldığında, kitapta yer alması çok da anlamlı gözükmeyen, yapısal modellerin klasik bir bakış açısıyla temel mikroekonomik prensiplerden inşa edilmesi gerektiğini savunan 2. bölüm, Marschak’ın hayalini kurduğu ‘otonom’ ilişkilerden (zamana, mekana ve politikaya bağlı olarak değişmeyen)  türetilen bir yapısal modeli kuramsal olarak tanımlayan ama bu yaklaşımın neden mevcut modelde uygulanamayacağına dair  gerekçeler sunmak için kitaba konulmuş bir ‘mazeret’ bölümü gibidir. Bu da aslında hem Marshcak’ın Klein için onu tanıtırken kullandığı ‘karşıt görüşü anlamaya ve takdir etmeye hazır; vermeye ve almaya da eşit ölçüde istekli, iktisadı ne mantıksal olarak eksiksiz ve zarif ama doğrulanamaz kılma eğilimindeki tuzak olan “teorik mükemmeliyetçiliğe” ne de nitelikli açıklamanın yerine niceliği koyan “ampirik detay” tuzağına kaçmayan bir araştırmacı’ sözlerini hem de Klein’in kitabın önsözünde inşa edilen model ve Marschak için kullandığı kelimeleri daha anlamlı hale getiriyor. Altı çizilmesi gereken gerçek ise, bu pragmatik yaklaşımın sadece bu modele özgü olmayıp sonraki yıllarda bu kapsamda ortaya konulan Keynesyen makroekonometrik modellerin büyük çoğunluğu için geçerli kaldığı, yani Keynesyen makroekonometrik modellerin kuramsal hassasiyetlerle pragmatik ihtiyaçların ortasında kalmış hibrit modeller olduğudur.

Üç yıllık kontratının sonunda Cowles Komisyonundan ayrılan Klein, katı kuramsal kısıtlara tabi modellerin tahmin performanslarındaki yetersizlikler nedeniyle sonraki yıllarda Klein-Goldberger modeli (1955), Wharton modeli (1964), Project LINK (1969) gibi daha büyük ve çok daha ‘ad-hoc’ denklemler içeren modellere yönelirken, bunun gerekçesini “İyi kurgulanmamış bir modelin ağır tahmin sınamalarına dayanamayacağı görüşünü savunuyorum… Elimizdeki gerçek ölçüt yalnızca tahmin sınamasıdır.”[9] olarak açıklıyordu. Bu tercih Klein’ı çalışmalarında giderek istatistiki modellerin kuramsal bir altyapıya dayanması prensibinden uzaklaştırarak, yoğun biçimde eleştirilmesine sebep olan model oluşturma ve revizyon süreçlerinde yegâne kriterinin tahmin başarısı olduğu bir anlayışa doğru yöneltti. 1960’lara gelindiğinde Klein’in açtığı bu yolda oluşturulan büyük makroekonometrik modellere hakim olan kuramsal titizlikten ziyade ‘faydalılık’ kriterine dayalı pragmatik yaklaşım, akademik çevrelerde kaybettikleri itibara rağmen bu modelleri politika yapım alanında giderek daha vazgeçilmez hale gelen birer araç haline getirmişti.

Bu noktada yazının sonuna doğru gelirken, Cowles Komisyonda görev alarak yapısal modellerin temellerini oluşturan inşacılarının “Keynesyen” tanımında gerçekte neye değer verdiğini sorgulamakta fayda var. Çünkü cevap, iki taraf da kuramsal konularda amansızca çatışsa da Marschak ve Klein’ın kuşağı ile önümüzdeki yazıda detaylı olarak değineceğimiz Keynesyen makroekonometrik modellerin akademik ölüm fermanını yazan Lucas’ın kuşağı için farklı değildi. Keynes’in asıl kuramsal iddialarından hiçbiri Cowles’da gerçek anlamda vazgeçilmez görülen bir sadakat nesnesi olmadı. Her iki kuşağın da istediği ve ısrar ettiği şey, kuramsal çerçeveye ismini veren kurucu isim Keynes’in çok şiddetli itirazlarına rağmen, dinamik stokastik bir denklem sistemi olarak yazılabilecek bir yapıydı: veriye istatistiki olarak eşlenmeye, sınanmaya ve politika öngörüsüne olanak sağlayacak matematiksel düzenliliğe sahip bir yapı. Keynesyen aygıt ve beraberinde kabul gören bazı kuramsal parçaları bu gerekliliği karşılayan bir biçimde zaten hazır bulunduğu için benimsendi, iktisadi kuram içeriği özel bir sadakat gerektirdiği için değil.

Bir sonraki yazımızda 1970’lerde yaşanan stagflasyon döneminde önce Phelps-Friedman’ın enflasyonist beklentiler eleştirisi, sonrasında da Lucas’ın mevcut modellerin ‘yapısallığını’ tartışmaya açan kritiğine akademik çevreler nezdinde daha fazla direnç gösteremeyen Keynesyen makroekonometrik modellerin giderek sahneden çekilişlerine ve yerlerini dolduran ‘daha yapısal’ ve ‘modern’ modellere değineceğiz.

Kaynakça

Keynes, J. M. (1937). “The General Theory of Employment.” Quarterly Journal of Economics, 51(2): 209–223.

Klein, L. R. (1947). The Keynesian Revolution. New York: Macmillan.

Klein, L. R. (1950). Economic Fluctuations in the United States, 1921–1941. Cowles Commission Monograph 11. New York: Wiley.

Klein, L. R., Mariano, R. S. ile söyleşi (1987). “The ET Interview: Professor L. R. Klein.” Econometric Theory, 3(3): 409–460.

Pinzón-Fuchs, E. (2019). “Lawrence R. Klein and the Making of Large-Scale Macro-Econometric Modeling, 1938–1955.”

Notlar

  1. Özgün metin: “what this country needs… is a new Tinbergen model, a fresher approach to it.” (Klein, Mariano ile söyleşi, 1987, s. 412) ↑
  2. Özgün metin: “favorably impressed by Klein’s article in Econometrica and by the paper he read at the Cleveland meeting” / “a possibility of offering [him] a job [at Cowles] on conditions which may satisfy [him].” (Marschak’tan Samuelson’a, 25 Ekim 1944, PASP [Paul A. Samuelson Papers], kutu 45; Pinzón-Fuchs, 2019, s. 17) ↑
  3. Özgün metin: “a very promising, able, young economist with an excellent training” / “very well qualified to work on [Marschak’s project].” (Samuelson’dan Marschak’a yanıt, Pinzón-Fuchs, 2019’da aktarılmıştır) ↑
  4. Özgün metin: “[his] collaborators and [himself had] found in [Klein] a person prepared to understand and appreciate the other point of view; equally agreeable in giving and in taking; and more interested in having the problem solved than in winning the argument or making a career.” Devamında: “a good eye for the essential [and] his goal [was to get] a logically consistent explanation of observed facts. He [would] not try to escape into theoretical perfectionism (which tends to make economics logically complete and beautiful but unverifiable) or into empirical detail (substituting enumeration for explanation).” (Marschak’ın gizli SSRC referans mektubu; Pinzón-Fuchs, 2019, ss. 17–18) ↑
  5. Klein’a göre Genel Teori’nin gerçek yeniliği, işçilerin parasal yanılsaması ya da “istemsiz işsizlik” tanımı değil, tasarrufların meşru yatırım kanallarına akmasını klasik faiz oranı mekanizmasının artık güvence altına alamayacağını göstermesiydi; Keynes’in kendisi, tıpkı Para Üzerine İnceleme’de olduğu gibi, kitabının ne söylediğini tam kavramamış ve yanlış unsuru öne çıkarmıştı. Özgün metin: “It hardly seems possible that Keynes could say that his major contribution to economic theory was to point out a money illusion on the part of workers as the cause of unemployment. Keynes’ real contribution, to repeat, has been to show that if savings are not offset by legitimate investment outlets, failure to generate a high level of employment will follow.” Ve, birkaç sayfa sonra: “Keynes did not really understand what he had written, and chose the wrong thing to publicize as his innovation. The Keynesian supply curve of labor and definition of involuntary unemployment were no more important to the General Theory than the ‘fundamental equations’ were to the Treatise.” (Klein, 1947, ss. 81, 83; ikinci pasaj Klein’ın kendi dipnotunda Keynes’in 1937 tarihli QJE makalesine gönderme yaptığı bir bağlamda yer alır: Keynes, 1937, s. 209.) ↑
  6. Özgün metin: “It cannot be overemphasized that this book contains only tentative and preliminary steps in econometric model building.” (Klein, 1950, Preface, s. vii) ↑
  7. Özgün metin: “I am especially grateful to Professor Jacob Marschak who introduced me to this research project and who served continuously as a guiding influence and as a moderator on my more reckless ventures.” (Klein, 1950, Preface, s. viii–ix) ↑
  8. Özgün metin: “The economic theory which underlies the construction of our model is classical in its methodology. We view the economic system as composed of two groups. One group consists of households and the other of business firms. It is assumed that the individuals in each group follow specific types of behavior patterns which lead to the structural equations of the model. We have, as a matter of fact, the profit- or utility-maximizing equations of the business firms, the utility-maximizing equations of the households, and the interactions of these two groups in the market to determine prices, wages, rents, etc. These equations make up the system.” (Klein, 1950, Bölüm II, “Economic Theory,” s. 13) ↑
  9. Özgün metinler, sırasıyla: “I adhere to the view that a system that is not well conceived will not stand up under severe forecasting tests… The only real thing we have to go by is predictive testing” (ss. 416–417). (Klein, Mariano ile söyleşi, 1987) ↑
Önerilen Alıntı: Alıntıyı Kopyala
Kağan Parmaksız (2026). Yapısal Makro Modellerin ’Kısa’ Tarihi (IV). Katman Portal. https://katmanportal.com/doi/10.5281/zenodo.22917207
  • Lisans derecesini Orta Doğu Teknik Üniversitesi, yüksek lisans derecesini London School of Economics and Political Science'da tamamladı. Doktora eğitimini University of Pennsylvania'da tamamladıktan sonra ODTÜ İktisat Bölümünde öğretim üyesi olarak göreve başladı. Başlıca ilgi alanları makroekonomi ve iktisat metodolojisidir.

    Diğer Yazıları
Yapay Zeka Kullanımı Beyanı
Literatür taraması ve/veya kaynaklardan özet çıkarımı Dil bilgisi, anlam bozukluğu ve noktalama kontrolü Tercüme

Yazar, yapay zeka araçlarını yukarıda belirttiği kapsamda bilimsel yayın etiğine bağlı kalarak kullandığını beyan etmektedir. Yapay zeka desteğiyle üretilen içeriklerin tüm sorumluluğu yazara aittir.