Muhalefet veya sol bir parti Türkiye’de iktidara gelirse TÜRK-İŞ’in yayınladığı yoksulluk sınırını politika yapmak için kullanmayacaktır.
Tüm yoksulluk eşikleri politiktir, ama sadece bazıları kullanışlıdır. Bir yoksulluk eşiğinin politik olması kullanışsız olduğu manasına gelmez. İçgüdüsel olarak pek çok insan yoksulluk eşiğini belli bir mal ve hizmet sepetine erişme olarak tanımlar. Bu içgüdüsel tanımın akademik adı mutlak yoksulluk eşiğidir. Küresel veya ulusal ölçekte, herkesin veya büyük çoğunluğun üstünde anlaştığı bir mal veya hizmet sepeti bugüne kadar vuku değildir. Dolayısıyla nicel araştırmacılar mal ve hizmet sepeti tartışmasını azaltmak için sadece gıda sepetine yoğunlaşır ve toplam sepeti de gıda sepetinin belli bir katı olarak hesaplar. Genelde gıda payını %30 ile %40 arasına denk getirecek bir çarpan seçilir. Neden %30-%40 arası? (Neden olmasın?). Gıda sepeti ise genelde günlük 2000-2100 kaloriye denk gelecek şekilde seçilir. Yoksulluk eşiğini belirleyecek en kritik karar gıda sepetindeki pahalı kalorilerin oranı (Türkiye’de hayvansal kaloriler) ve kalorileri sağlayan ürünler için hangi fiyatların kullanılacağıdır. Market alışverişine çıkan herkesin bildiği gibi domatesin bile çok çeşitli tipleri ve fiyatları vardır. Eğer uluslararası bir ölçek kullanılacaksa (günde X dolar) piyasa kurunu mu satın alma gücü paritesini mi kullanmalıyız?[1] Diğer bir deyişle gıdanın toplamdaki payı, ürünlerin kalitesi, fiyatları, dolar kuru araştırmacının inisiyatifine dolayısıyla da politik görüşüne bağlıdır.
TÜİK, 2009 yılına kadar Dünya Bankası ile uyum içinde yukarıdakine benzer bir yöntemle mutlak yoksulluk eşiği ve buna bağlı yoksulluk oranı hesaplamaktaydı. Mutlak yoksulluk eşiğinin düşüklüğü konusunda gelen eleştirilerden o kadar yıldılar ki, 2010’dan itibaren EUROSTAT’ı takip ederek sadece göreli yoksulluk eşiği hesaplamaya başladılar. TÜİK’in 2010’dan itibaren yoksulluk eşiği medyan gelirin %60’ıdır. Reel medyan gelir değiştikçe her sene eşik de değişir. Artık TÜİK yoksulluk eşiğini manipüle ediyor diye eleştirilmiyor ancak artık yıldan yıla değişimleri gerçekten ölçmek de mümkün değildir çünkü yıldan yıla farklı bir cetvel kullanılmaktadır.
Bu problemler Türkiye’ye özgü değildir. Çin Ulusal İstatistik Bürosu 1981’den beri aynı tüketim sepetini (yani mutlak yoksulluk eşiğini) hesapladığını ve yoksulluk sepetini sadece enflasyona göre düzelttiğini iddia etmektedir. Bağımsız araştırmacılar hesapları kontrol ettiklerinde yoksulluk eşiğinin tüketici enflasyonundan hızlı yükseldiğini tespit etmiştir (Chen ve Ravallion, 2021). Neden? Muhtemelen 1980’lerden beri hızlı zenginleşen Çin’de 1981’deki çok düşük mutlak yoksulluk eşiğinin zaman içinde anlamsızlaştığı ortak kanısından dolayı… Chen ve Ravallion (2021) orta yolu bulmak ve gerçek hayattaki pratiğe uymak için mutlak ve göreli yoksulluk tanımlarının hibridi olan zayıf göreli yoksulluk eşiği kavramını kullanmayı önermektedir.[2]
Pratikte Türkiye’de en popüler, en bilinen yoksulluk ve açlık sınırı TÜRK-İŞ’in her ay düzenli olarak açıkladığı değerlerdir. TÜRK-İŞ eşiği bir mutlak yoksulluk tipi eşiğidir ve bu eşikte gıda payı %30,7 olacak şekilde ayarlanmıştır. Ağustos 2026 itibariyle dört kişilik aile için açlık sınırı 37.388 TL, yoksulluk sınırı 121.786 TL’dir. TÜRK-İŞ’e göre bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise 48.305 TL olmuştur (TÜRK-İŞ, 2026a). TÜRK-İŞ’in radikal bir sendika değildir, pek çok yorumcu da bu eşikleri düşük bulmaktadır (Birleşik Kamu İş, 2026).[3] Bu eşikler asgari ücretle karşılaştırıldığında yüksektir. Örneğin 2026 için belirlenen net aylık asgari ücret 28.076 TL’dir (brüt 33.030 TL). Ancak TÜRK-İŞ’in Ocak 2026 bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti 40.541 TL idi (TÜRK-İŞ, 2026a). Yeni Akit yazarlarından Ali İhsan Karahasanoğlu ise açlık sınırını asgari ücretle karşılaştıranları eleştirerek, aile açlık sınırını iki asgari ücret ile karşılaştırmak gerekir, çünkü dört kişilik ailede en az iki çalışan olur iddiasındadır.[4] Yani TÜRK-İŞ’in açıkladığı eşikleri beğenmeyenler bile popüler yazında eşik çok yüksek demeye doğrudan cesaret edemez, tartışma zeminini değiştirmeye çalışır. Diğer bir deyişle başlıktaki iddiamın açık bir taraftarı yok. Peki niye TÜRK-İŞ kendisi iktidara gelse bile bu sınırları politika yapımı ve etki analizi için kullanacağına inanmıyorum?
1) Eğer sosyal yardımlar TÜRK-İŞ sınırları göre dağıtılsa nüfusun büyük çoğunluğu yoksul sayılacağından her aileye ayrılan kaynak çok düşük kalacaktır.
TÜRK-İŞ yoksulluk eşiği tahmin eder ancak yoksul oranını hesaplamaz. TÜRK-İŞ’in açıkladığı dört kişilik hane yoksulluk eşiğini TÜİK’in açıkladığı “sıralı yüzde 5’lik gruplar itibarıyla yıllık hanehalkı kullanılabilir gelirin dağılımı” ile karşılaştırırsak bir fikir edinebiliriz. Bu tam olarak bir elmalarla elmalar karşılaştırması değildir çünkü Türkiye’de her hane dört kişilik değildir. Benzer bir şekilde TÜİK’in baz aldığı eşdeğer kişi de tek bir kişi demek değildir. Yine de iki karşılaştırma da bize bir fikir verebilir. Şekil 1’de görüleceği üzere TÜRK-İŞ’in eşiklerine göre yoksulluk oranı senesine ve tanıma göre %60 ile %80 arasıdır, ortalaması da %70’tir. 2025 yılında Türkiye’de neredeyse 28 milyon hane vardır, bunun üçte ikisi takriben 19,5 milyon hane eder. Eldeki sosyal yardım bütçesini (2026 için 450 milyar; 2026 GSYH’nin muhtemelen %0,5’i olacak) 19,5 milyon haneye dağıtmak yıllık 23 bin TL eder. Bu sayı en fakirlerin bir aylık giderini bile karşılamaz; ortanca gelirli haneler için ise sadece cep harçlığı olabilir.[5] Bunun yerine aynı bütçeyi daha az sayıda haneye ayırmak ve sosyal yardım alan hanelerin hayatlarında anlamlı bir iyileştirme yapmak muhtemelen tercih edilecektir. Peki daha az hane nasıl seçilecek? Muhtemelen daha düşük bir yoksulluk eşiği seçilerek.
Şekil 1. TÜRK-İŞ Yoksulluk Sınırına göre Hane ve Kişilerin Yoksulluk Oranı
Notlar: Hesaplamalar için TÜRK-İŞ dört kişilik aile yoksulluk sınırını TÜİK’in hane geliri istatistikleri ile (TÜİK, 2026a) %5’lik grupların medyan geliri ile karşılaştırdım. TÜRK-İŞ bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise TÜİK’in eşdeğer kişi başı gelir istatistikleri ile (TÜİK, 2026b) karşılaştırdım. TÜİK verileri yıllık, TÜRK-İŞ verileri aylıktır. Dolayısıyla TÜRK-İŞ haziran ayı verilerini 12 ile çarptım. TÜİK verileri anket yılı olarak raporlanır ancak gelir referans dönemi önceki yıldır. Yani TÜİK’in en son açıkladığı 2025 yılı anketi aslında 2024 yılı gelirlerini içerir. Bu nedenle Şekil 1 2024 yılında sona ermektedir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) sosyal yardımlar için genelde asgari ücretin belli bir oranını (genellikle üçte birini) eşik olarak kabul eder. Yani ASHB de TÜİK’in yoksulluk eşiğini temel almaz. Türkiye’deki en politik fiyatlardan biri olan asgari ücreti referans alır. Diğer bir deyişle hükümetin kullandığı yoksulluk eşiği de bilimsel değil, politiktir. Ancak daha düşük bir eşik olduğu için en yoksullar daha iyi hedefler.
2) Bu yüksek eşik ile alt sınıfları hedefleyen politikaların analizi yapılamaz.
Dördüncü paragraftan görüleceği üzere dört kişilik ailenin yoksulluk eşiği asgari ücretin 4 katından fazladır. Türkiye’de asgari ücret reel yıldan yıla en fazla %30 artmıştır. Yıllık %50 reel artış gibi yüksek bir artış bile TÜRK-İŞ yoksulluk eşiği ile bir etki yaratmayacaktır. Benzer bir şekilde muhalif partili belediyelerin popüler politikaları olan anne kart (bedava otobüs), emeklilere pazar desteği, kent lokantası gibi sosyal yardımlar da bu yüksek eşikler ışığında yoksulluğa etki etmiyor görünecektir.
3) TÜRK-İŞ yoksulluk eşiği paradoksal bir şekilde gelir ve tüketim dağılımını ikinci plana iter.
Türkiye’nin yıllık toplam tüketimi eşit bölüşülse, kişi başı tüketim TÜRK-İŞ bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinden düşük çıkar. 2025’te hanelerin ve hanelere hizmet eden kâr amacı gütmeyen nihai tüketim harcaması 34.6 trilyondu. Bunu 86 milyon resmi nüfusa bölersek (TÜİK nüfus istatistikleri geçici koruma statüsündeki Suriyelileri yok sayar) yıllık 402 bin TL eder. TÜRK-İŞ 2025 bekâr bir çalışanın toplam yaşama maliyeti 407 bin TL’dir (TÜRK-İŞ, 2026c). Diğer bir deyişle Türkiye’deki toplam tüketim eşit dağıtılsa bile TÜRK-İŞ yoksulluk sınırına göre herkes yoksul olacaktır (üç milyon kadar Suriyelileri yok sayıyoruz).[6] Toplam tüketim rakamları zenginlerin lüks tüketimini ve yurtdışı tüketimini de içerir. Ayrıca enflasyon (Tekgüç, 2026a) veya gelir dağılımı (Tekgüç, 2026b) verilerinin aksine GSYH ve onun bileşenleri hükümetin yüksek ölçmek istediği istatistiklerdendir. Bu nedenle toplam tüketimin olduğundan ciddi bir şekilde az ölçüldüğünü düşünmüyorum. Peki, hanelerin toplam harcanabilir gelirini değil de toplam tüketimini TÜRK-İŞ eşiği ile karşılaştırmak teorik olarak doğru mudur? Evet, çünkü TÜRK-İŞ yoksulluk eşiği belli bir gıda tüketim sepetini fiyatlayarak bulur, amacı yoksul sayılmamak için olması gereken minimum tüketimi hesaplamaktır.
TÜRK-İŞ yoksulluk eşiğini o kadar yüksektir ki, gelir tamamen eşit dağıtılırsa ortalama tüketim yoksulluk sınırının altına düşeceği için yoksulluk azalmaz, aksine herkes yoksul olur. Diğer bir deyişle, yeniden dağıtımın (vergiler, emekli aylıkları, sosyal yardımlar vs.) artık birincil önemi yoktur. Eğer Türkiye bu kadar fakir bir ülkeyse birincil öncelik her ne olursa olsun pastayı büyütmek olmalıdır. Bu saçma bir dünya görüşü değildir ama kimin görüşüdür? Chicago Üniversitesi’nden Nobel ödüllü Robert Lucas, büyümeye nazaran her konu önemsizdir der.[7] Yani yeniden dağıtımın önemsizliği refah devleti karşıtı neoliberallerin görüşüdür.
Yüksek yoksulluk eşikleri niye popüler, ne işe yarar?
TÜRK-İŞ yoksulluk eşikleri orta vadeli hedef olarak kullanışlı olabilir. Yani bir siyasi hareket bu eşikler bizim iktidarımızda herkes için gerçekleşecek diye kendine hedef koyabilir. Ancak yukarıdaki analizlerden de anlaşılacağı üzere kısa vadede bu eşikleri kullanmayacaktır. Bu kadar yüksek eşiklerin popüler olmasının bir diğer nedeni pek çok muhalifin bir gün iktidara gelirsek nasıl yönetiriz diye bir tahayyülünün olmamasıdır. Dolayısıyla uygulamayı önemsemezler. Üçüncü olarak, dünya tarihindeki en geniş tabanlı gelir/tüketim artışı son 45 yılda gerçekleşti (Our World in Data, 2026). Yüksek eşikler hem dünyada hem de Türkiye’deki pek çok muhalif akademisyene bu gerçeği göz ardı etme imkânı verir. Dünyada yoksulluk azalmıyor iddiasını yapanların popüler yoksulluk eşiği günde $30’dır. Hâlbuki son 45 yılda dünyadaki en yoksulların çoğu günde $3’ın altından $3-$10 arasına gelirlerini artırdı.
Dünya ve Türkiye karşılaştırmalarımı önümüzdeki yazılarımda devam edeceğim. Şimdilik sözümü her yoksulluk eşiği politiktir, ama hepsi her durumda kullanışlı değildir diyerek bitireyim.
Kaynaklar
Birleşik Kamu-İş (2026). Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ağustos 2026 Açlık ve Yoksulluk Araştırması https://www.birlesikkamuis.org.tr/duyuru?slug=agustos-ayi-aclik-ve-yoksulluk-siniri-arastirmamiz-tamamlandi
Bilgiç, M. E., & Stoeffler, Q. (2025). Growth, Crises, and COVID‐19: Tracking Poverty Changes in Turkey from 2003 to 2021. Review of Development Economics, 29(4), 2076-2093. https://doi.org/10.1111/rode.13196
Chen, S., & Ravallion, M. (2021). Reconciling the conflicting narratives on poverty in China. Journal of Development Economics, 153, 102711.
Doğan, B. Tekgüç, H. & Yeldan A.E. (2023). Toward A Green Income Support Policy: Investigating Social and Fiscal Alternatives for Turkey. New Perspectives on Turkey 68:7-29. https://doi.org/10.1017/npt.2023.2
Our World in Data (2026). Share in Poverty Relative to Different Poverty Lines. https://ourworldindata.org/grapher/share-in-poverty-relative-to-different-poverty-thresholds
Tekgüç, H. (2026a). Engel Kanunu Ne Diyor? Enflasyonun “Eksik” Yılları: 2020–2022. Katman Portal https://katmanportal.com/enflasyon-hesabinin-2020-2022-icin-duzeltilmesi/
Tekgüç, H. (2026b). 2021-2022 yıllarında Türkiye’de Gelir Dağılımı Görülmemiş Düzeyde Bozuldu. Katman Portal https://katmanportal.com/2021-2022-yillarinda-turkiyede-gelir-dagilimi-gorulmemis-duzeyde-bozuldu/
TÜİK (2026a). Hanehalkı kullanılabilir gelire göre sıralı yüzde 5’lik gruplar itibarıyla yıllık hanehalkı kullanılabilir gelirin dağılımı, 2006-2025. TÜİK Gelir Dağılımı İstatistikleri https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/statistical-themes
TÜİK (2026b). Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine göre sıralı yüzde 5’lik gruplar itibarıyla yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin dağılımı, 2006-2025. TÜİK Gelir Dağılımı İstatistikleri https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/statistical-themes
TÜİK (2026c). Harcama Yöntemi ile Gayri Safi Yurtiçi Hasıla. TÜİK Gelir Dağılımı İstatistikleri https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/statistical-themes
TÜRK-İŞ (2026a). TÜRK-İŞ Ağustos 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı.https://www.turkis.org.tr/turk-is-agustos-2026-aclik-ve-yoksulluk-siniri/
TÜRK-İŞ (2026b). TÜRK-İŞ Ocak 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı.https://www.turkis.org.tr/turk-is-ocak-2026-aclik-ve-yoksulluk-siniri/
TÜRK-İŞ (2026c). TÜRK-İŞ Açlık ve Yoksulluk Sınırı. https://www.turkis.org.tr/category/aclik-yoksulluk/
Notlar
- Uzmanların görüşü satın alma gücü paritesini kullanmaktır. TÜİK’e göre satın alma gücü paritesi kuru genelde piyasa kurunun üçte biridir. Yani günlük 10 dolar yoksulluk eşiğinin TL karşılığı satın alma gücü paritesiyle 480 TL değil, 160 TL’dir. ↑
- TÜİK’in artık hesaplamadığı mutlak yoksulluk oranları için en güncel tahminler Bilgiç ve Stoeffler (2025) makalesinde bulunabilir. Bilgiç ve Stoeffler (2025) ayrıca zayıf göreli yoksulluk eşiğini de hesaplamıştır. ↑
- Birleşik Kamu-İş Federasyonu Ağustos 2026 açlık (38.318 TL), ve yoksulluk sınırlarını (121.036 TL) daha yüksek açıkladı.Yeniçağ yazarlarından Sayın Selçuk Geçer özellikle TÜRK-İŞ açlık sınırının çok düşük kaldığı kanaatindedir. https://www.yenicaggazetesi.com/turk-is-35-bin-diyor-ama-mutfak-baska-soyluyor-aclik-siniri-60-bin-lirayi-coktan-gecti-1036394h.htm. ↑
- Sayın Karahasanoğlu’nun argümanı hatalıdır, Türkiye’deki hanelere ortalamada iki maaş girmez çünkü kadınların istihdama katılım oranı %40 bile değildir. https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/akit-yazari-aclik-sinirindan-rahatsiz-oldu-tutturmuslar-bir-aclik-siniri-cikisi-2464580. ↑
- Bunun yerine toplam sosyal yardım bütçesi de artırılabilir ancak bunun için gerekli bütçe çok fazladır. Doğan vd. (2023) makalesinde çeşitli vatandaşlık geliri senaryolarının yoksulluk, gelir dağılımı ve bütçe etkilerinin statik olarak analizlerini yaptık. İki numaralı alternatif senaryoda buradakine benzer bir şekilde hanelerin üçte ikisi vatandaşlık geliri olarak net asgari ücretin yarısını alıyordu. Bu senaryonun toplam bütçesi GSYH’nin %6.9’una (Doğan vd. 2023: Tablo 2) denk geliyordu. Diğer bir deyişle şu anki sosyal yardım bütçesinin yaklaşık 14 katı. ↑
- 2014-2025 arasında sadece 2021 ve 2023 yıllarında ortalama tüketim TÜRK-İŞ sınırından biraz fazladır, yani 2025 yılı bir istisna değildir. ↑
- Once you start thinking about growth, it’s hard to think about anything else. ↑
Yazar, yapay zeka araçlarını yukarıda belirttiği kapsamda bilimsel yayın etiğine bağlı kalarak kullandığını beyan etmektedir. Yapay zeka desteğiyle üretilen içeriklerin tüm sorumluluğu yazara aittir.

