Takip et

Politik Ekonominin Yöntemi ve Althusser’in Yanılgısı

YazarBaver Yeşilyurt

9 Mart, 2026
DOI:10.5281/zenodo.18912178 Atıf Yap ✅ Kopyalandı! Kopyala ✅ Kopyalandı!

Politik ekonominin yöntemini ve diğer sosyal bilim disiplinleriyle ilişkilenmesini netleştirmek için Althusser’in yanılgısından yola çıkan, eleştirel realizmin etrafından dolaşırken Althusser’in çekirdeğini koruyan bir yöntem yolculuğuna ihtiyaç duymaktayız.

Hayatınızın kurgusunda büyük potansiyellere gebe ve merkezi öneme sahip doğru bir iki temel adım atıp, ardından bunları dört başı mamur hatalarla sardığınızı; ortada birtakım hatalar olduğunu, ancak bunların sizi uyaranların ifade ettikleriyle pek de ilgisi olmadığını sezdiğinizi; doğrularınıza sarılarak yeni arayışlara çıktığınızı, ancak bu arayışınızda etrafınızda olup bitene pek rağbet etmeden kendi meselenizi kendiniz halletmeye çalıştığınızı, üstüne üstlük bu anlarda makul birkaç iyi iş çıkardığınızı; ancak ve maalesef size ayrılan sürenin sonuna geldiğinizi fark ettiğinizi; ve hatta tam da bu sıralarda, pek az sayıda ancak hayati doğrularınızı merkezine alıp birkaç makul adımla işini gücünü rast getirenlerin olduğunu ve size düşenin de vakur ve mağrur duruşunuzla kenara çekilmek olduğunu fakat yerinizde duramayacağınızı hissettiğiniz oldu mu?

Bu kişiliğin Marksist teorideki karşılığının Louis Althusser ve yanından geçip gidenlerin de eleştirel realist yöntem bilimciler olduğunu düşünüyorum. Althusser’in “doğru bir iki temel adım”ını, yani onun sorunsalının çekirdeğini oluşturan epistemolojik kopuş[1] (1969) ve öznesiz ve ereksiz süreç[2] (1976) konseptlerini korumak suretiyle ve eleştirel realist yöntemin etrafından dolanarak Althusser’i düzeltmenin, politik ekonominin yöntemini netleştirmek açısından verimli olacağını düşünüyorum. Katman Portal’daki yazılarımın içeriğinin şimdilik bu istikamette olacağını ifade ediyorum. Ancak ne olacağını başından tayin edemem, zira bu da öznesiz ve ereksiz bir süreç.

Althusser gerek Kapital’le önceki tanışmasının çıktısı olan Kapital’i Okumak gerekse daha geç dönemine denk gelen Sınırlarında Marx metinlerinde Kapital’in yöntemine ve Marx’ın pozisyonuna dair kendi üslubunca iddialı eleştirel tezler ileri süregeldi (Althusser, 2006; Althusser & Balibar, 1970).[3] Althusser’in Sınırlarında Marx metninde Kapital’i yazan Marx’a ilişkin tezi Marx’ın yarı-Hegelci olduğu yönündeydi. Marx, gençlik yıllarının ardından koptuğu Hegel’e, bir karşılaşmalarında Bakunin’in kendisine verdiği Mantık ile yeniden yakalanır olmuştu. Politik ekonominin yöntemi olarak ilan edilen soyuttan somuta yöntemi Hegel idealizminin yeniden üretimiydi; hal böyleyken Kapital’in “sunuş yöntemi”nin kendisi de. Marx, kavramsal dünya içinde tıpkı Hegel gibi bir Başlangıç ve Bitiş kurgulamaya çalışıyor ve bu haliyle idealist pozisyonda kalıyordu. Bu haliyle “Değer” karmaşık bir tarihsel sürecin sonucu değil, soyut ve kategorik en basit başlangıç durumu olarak ifade ediliyordu. Marx’ın bu “sunuş yöntemi”, esasen analize başında dahil edilmesi gereken unsurları ertelemeye veya paranteze almaya zorluyor, bu da Kapital’in “Değer”e ilişkin ilk kesimlerini yazmayı güçleştiriyordu; çünkü sınıf mücadelesinin somut, karmaşık ve tarihsel süreçlere ilişkin kategorilerini soyuttan somuta metodolojisini öneren idealist pozisyonla yerli yerinde aktarmak neredeyse imkânsızdı. Daha somut kategoriler de aynı şekilde kendinden önceki özün etkileri olan somutlar olarak ifade ediliyordu. Bu analitik tarz çeşitli arızalara da sebep oluyordu. Örneğin, Althusser’in ifadesiyle, Gramsci’nin eski arkadaşı Sraffa’nın da açıkladığı üzere değerlerden üretim fiyatlarına geçerken hataya sebep oluyordu. Althusser, bu arızadan Hegelci soyuttan somuta yöntemini sorumlu tutuyordu.

Althusser Marx’ın Hegelcilikten kaçış yolunu tespit ettiğini de ifade etmişti. Marx, çalışma saatleri üzerine yapılan mücadeleler ve ilkel birikim gibi tarihsel ve toplumsal olarak somut süreçleri işlediği anda “sunuş yöntemi”nin dışına çıkarak materyalist yönteme geri dönüşler de sergiliyordu. Tam olarak bu noktada Althusser’in sorduğu soru, verdiği cevap, bunu takip eden bir tavsiyesi Althusser’in olayı ne ölçüde yanlış anladığını ifade etmemiz ve sonraki yazılarımızın zeminini oluşturması açısından önemlidir:

“Ve nihayetinde: Marx’ın gerçek nesnesi nedir? Kapital’in biteviye tekrar ettiği gibi ‘ideal ortalamasında kapitalist üretim ve değişim tarzı’ mı, yoksa Batı burjuvazisinin kapitalizme geçişini yoğunlaştıran sınıf mücadelesinin koşullarının somut tarihi mi? Fakat, eğer ikincisiyse, o halde ‘somut’un tam da kalbindeyiz demektir, zira kapitalist üretim tarzını üreten ilkel birikim ve (kırsal ve kentli) işçilerin üretim araçlarının ve yeniden üretim koşullarının mülksüzleştirilmesinin hiçbir şekilde herhangi bir soyutlama veya ‘ideal ortalama’ ile hiçbir ilgisi yoktur (Althusser, 2006, p. 40).”

Althusser, yalnızca üretim araçlarının değil, aynı zamanda emek-gücünün de yeniden üretiminin ilk anda işlenmesi ve bunu yaparken de devlet ve devletin (ideolojik ve baskı) aygıtlarının da meseleye dahil edilmesi gerektiğinin gerekli olduğunu ifade eder (Althusser, 2006, p. 40).

Althusser’in sorduğu soru, soruya cevabı, devletin ideolojik ve baskı aygıtını Kapital’in birinci cildine sokma girişimine yönelik tavsiyesi, Althusser’in somut durumun somut tahlili[4] ile soyut tahlilin birbirinden tamamen farklı iki tahlil biçimi olduğunu, her birinin yönteminin diğerinden farklı olduğunu ve farklı nesnelere sahip olduklarını reddettiğini; bu nedenle de yanıldığını bize göstermektedir. Althusser’in Marx’ın diyalektikte yaptığı teorik devrime ve bunun politik ekonomiye uygulanmasına yönelik görüşü somut durumun somut tahliliyle sınırlıdır.

Takip eden yazılarımdaki tezim soyut tahlil ve somut durumun somut tahlilinin yukarıda belirtildiği gibi farklı türler olduğu üzerine kurulu olacaktır. Soyut tahlil (dolayısıyla soyuttan somuta metodolojisi) yalnızca politik ekonominin değil, yalnızca herhangi bir sosyal bilim disiplininin de değil, herhangi bir bilim olma iddiasındaki disiplinin metodolojisi olmak durumdadır. Althusser’in de Marx’ta gözlemlediği üzere Marx’ın biyolojiye, kimyaya ve matematiğe yaptığı metodolojik göndermeler de bu gerekçeyledir. Gerçekliğin katmanlarının belirlemelerini keşfetmenin gereği budur. Somut durumun somut tahlili ise gerçekliğin katmanlarının belirli an ve yerlerde nasıl etkileştiğinin tespitine ilişkin bir sorgulamadır. İlerleyen yazılarda soyut tahlilin ve somut durumun somut tahlilinin belirlenimleri tartışılacak ve bunların bağlantı noktalarının nerede olabileceğine dair bir araştırma yürütülmeye çalışılacaktır. Soyut tahlile konu ontoloji ve epistemolojide eleştirel realist bir pozisyonun gerekli olduğu, somut durumun somut tahlilinde Althusserci izlek ile eleştirel realist pozisyonun kombinasyonunun verimli teorik açılımlar sağladığı iddia edilecektir. Bu analizlerde Althusser’in temel metinleriyle diyalog sürdürülecektir. Teorik pratiğimin hedefinde Althusser’in terki değil, kapsanarak aşılması ve çekirdeğinin korunması olacaktır.

Kaynakça

Althusser, L. (1969). For Marx. Allen Lane.

Althusser, L. (1976). Reply to John Lewis. In Essays in Self-Criticism (pp. 33–100). NLB.

Althusser, L. (2006). Philosophy of the Encounter Later Writings, 1978-87 (F. Matheron & O. Corpet, Eds.). Verso.

Althusser, L., & Balibar, E. (1970). Reading Capital. NLB.

Notlar

  1. Epistemolojik kopuş konsepti Althusser tarafından For Marx (1969) eserinde detaylandırılır. Althusser’e göre, Marx Alman İdeolojisi’nden itibaren Hegel ve Feuerbach’ın damgasını taşıyan felsefi-antropolojik sorunsaldan kopup politik ekonominin sorunsalına yerleşerek çalışmalarını sürdürmektedir. Althusser’e göre, bu kopuşun semptomlarını Marx’ın olgunluk metinlerindeki “yabancılaşma” sorunsalının terkinde ve bu kavramın kullanımının sınırlandırılmasında okumak mümkündür. Ancak, Sınırlarında Marx metni gibi Althusser’in geç dönem yazılarında Marx’ın epistemolojik olarak bir kopuş gerçekleştirmiş olsa da metodolojik olarak hala Hegel’in izlerini taşıdığı belirtilir. Althusser tarafından Hegelci bulunan bu yöntem, bu yazımızda soyut tahlil olarak ifade edilen yöntemdir. Althusser’e göre bu yöntemi karakterize eden, politik ekonominin kategorilerinin belirlenimlerinin kendi özerk özgüllükleri içinde kavramsallaştırılması değil, kendinden soyut kategorilerden çıkarsanmasıdır.

  2. Öznesiz ve ereksiz süreç konsepti Althusser tarafından erken dönem yazılarında yapı; geç dönem yazılarında fail yönünden ele alınmaktadır. Yapısal olarak, özneler Kapital’de belirlenimleri işlenen kategorilerin etkileşimlerinde taşıyıcı olarak görünmektedir. Fail yönünden, çelişkilerin ve yönlerinin bulunduğu ve bunların toplumsal sınıflar tarafından temsil edildiği toplumsal bütünde hiçbir öznenin süreçlere kendi damgasını vurarak yön veremeyeceği ifade edilmektedir. Buradaki vurgu Bir Özne’nin, örneğin Özne, Tin, Proletarya, Burjuvazi’nin yokluğunadır. Buna göre Tarihin Bir Öznesi yoktur; Tarihteki Özneler vardır. Süreçler, öznelerin sınıf mücadelesinin öngörülemeyen sonuçlarına göre ereği ve sonu bilinmez bir halde seyreder. Epistemolojik Kopuş ve Öznesiz ve Ereksiz Süreç konseptleri bu dipnotlarda yalnızca tanıtılmıştır. İlerleyen yazılarda ihtiyaç duyuldukça dönülecektir.

  3. Sınırlarında Marx metni hayli uzundur. Bu yazımıza konu tezler “Marx Hala İdealizmin Mahkûmu” alt başlığında ileri sürülmektedir.

  4. Somut durumun somut tahlilinden, Althusser’in de Lenin’de ve Mao’da izlerini sürdüğü zaman ve mekân açısından verili toplumsal güçlerin, ekonomik, siyasal ve ideolojik alanların çelişkili karmaşık bütünlüğünün tahlili anlaşılmaktadır.

Önerilen Alıntı: Alıntıyı Kopyala
Baver Yeşilyurt (2026). Politik Ekonominin Yöntemi ve Althusser’in Yanılgısı. Katman Portal. https://katmanportal.com/doi/10.5281/zenodo.18912178
  • Baver Yeşilyurt 2017 yılında Hacettepe Üniversitesi İktisat (İng) programından mezun oldu. ODTÜ’de 2022 yılında tamamladığı yüksek lisans tezinde devlet teorisi, iktisat metodolojisi ve politik ekonomi ile ilgilendi. ODTÜ’de devam eden doktora eğitiminde firma düzeyinde teknik seçim, kâr oranları ve birim maliyetler arasındaki ilişkiyi klasik politik ekonomi geleneği ve eleştirel realist bilim felsefesine dayanarak anlamaya çalışmaktadır. Baver Yeşilyurt, Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi’nde Örgütlenme Sekreteri görevini üstlenmekte ve Hacettepe Üniversitesi İktisat bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır.

    Diğer Yazıları