Takip et

İklim Krizi Çağında Tarım (II): Toprak, Gübre ve Verimlilik

YazarOğuzhan Çelik

9 Nisan, 2026 ,
DOI:10.5281/zenodo.19464133 Atıf Yap ✅ Kopyalandı! Kopyala ✅ Kopyalandı!

Daha fazla gübre, daha fazla verim demek mi? Toprağı tanımadan yapılan gübreleme hem toprağı yoruyor hem maliyetleri katlıyor. Politikaların başarısı ise tartışmalı.

Yazı dizimizin ilk bölümünde tarımsal üretimde verimliliğin belirleyici unsurlarından biri olan su ve su yönetimini ele almıştık. Bu bölümde ise iklim değişikliği koşullarında üretimin sürdürülebilirliğini belirleyen diğer ana unsur olan toprak yönetimini ve onun özelinde gübre kullanımını, üretim maliyetleri ve ekolojik dengeler açısından tartışacağız.

Türkiye’de tarımsal üretim yapısı incelendiğinde, verimliliğin önemli ölçüde kimyasal gübre kullanımına bağlı olduğu görülür. Ancak bu bağımlılığın etkisi yalnızca üretim seviyesiyle ilişkili değildir; iklim değişikliğine bağlı verim düşüşüne zorlayan koşullarda artan gübre kullanımı ve dolayısıyla artan maliyetler iklim değişikliğine adaptasyon sürecinde sektörü ciddi kırılganlıklarla karşı karşıya bırakır (Polat, 2020; Yılmaz, 2020). Bu nedenle gübre, tarımsal üretim sisteminin en hassas bileşenlerinden biri haline gelir.

Gübre: Verimlilik Aracı mı, Kırılganlık Kaynağı mı?

Gübre kullanımı modern tarımda birim alandan elde edilen üretimi artıran en temel araçlardandır (Aydeniz, 1992; Altıntaş ve Altıntaş, 2012). Azot, fosfor ve potasyum içeren kimyasal gübreler, bitki gelişimini destekleyerek rekolteyi güvence altına almada tartışılmaz bir öneme sahip (Polat, 2020). Ancak verimliliği artıracak gübre miktarı, toprağın bu girdiyi işleyebilecek fiziksel, kimyasal ve biyolojik kapasitesine bağlıdır. Bu kapasitenin en kritik göstergesi olan toprak organik maddesi (TOM), besin elementlerini tutarak gübrenin etkinliğini artırır ve kuraklığa karşı toprağın su tutma kapasitesini güçlendirir (Şahin, 2016; Kalkınma Bakanlığı, 2018).

Bu durumda, organik madde açısından zayıflamış topraklarda yalnızca kimyasal gübre kullanımını artırarak kalıcı bir verim artışı sağlamak mümkün değildir. Aksine, belirli bir eşikten sonra gübre kullanımında azalan marjinal verim ortaya çıkar; aşırı ve bilinçsiz uygulamalar hem verim artışını sınırlar hem de toprak yapısını bozarak uzun vadede üretim kapasitesini düşürür (Güçdemir ve Usul, 2004; TRGM, 2021).

Bu çerçevede gübre kullanımı, basit bir “girdi” takviyesi olmaktan çıkıp; bilgi, teknoloji ve hassas yönetime dayalı bir planlama meselesine dönüşür. Çünkü hatalı dozaj, yanlış zamanlama ve ezbere gerçekleştirilen uygulamalar, rekolte kaybı ve ciddi bir maliyet israfının yanında, toprağın kimyasal ve biyolojik yapısında geri döndürülmesi güç bozulmalara neden olur (Mahal vd., 2019; Şahinli vd., 2016). Azotlu gübre kullanımının yoğun olduğu Türkiye’de (Polat, 2020), toprak analizine dayanmadan tamamen geleneksel alışkanlıklarla yürütülen uygulamaların, üreticinin maliyet yükünü ağırlaştırırken aynı zamanda toprağı aşırı azota boğup nitrat kirliliği yarattığı ve arazinin gelecekteki üretim potansiyelini de aşındırdığı gözlemlenmektedir (TRGM, 2021).

İklim Değişikliği ve Gübre Etkinliği

Küresel ölçekli bilimsel araştırmalar, iklim değişikliğinin tarımsal üretimde yalnızca verim düzeylerini değil, girdi etkinliğini de (input efficiency) temelden değiştirdiğini ortaya koyar (FAO, 2018; IPCC, 2022). Artan yüzey sıcaklıkları ve şiddetlenen kuraklık koşullarında toprağın nem içeriği hızla buharlaşır (Kurnaz, 2014). Bu durum, toprağın mikrobiyal florasını bozarak, bitkilerin topraktaki besin maddelerini alma kapasitesini fiziksel olarak sınırlandırır (Malhi vd., 2021; TRGM, 2021). Diğer taraftan, ani ve şiddetli sağanak yağışlar ise topraktaki organik maddeyi yıkayıp erozyonla taşırken, atılan gübrenin de bitkiye ulaşamadan yeraltı sularına karışıp kaybolmasına neden olur (TRGM, 2021).

Üretici, iklimin yarattığı bu besin kaybını ve verim düşüşünü telafi edebilmek içgüdüsüyle toprağa daha fazla kimyasal gübre yüklemeye çalışmaktadır. Oysa bu refleks, topraktaki nitrat kirliliğini artırmakla kalmaz (Mahal vd., 2019), aynı zamanda çok güçlü bir sera gazı olan N2O (azot protoksit) emisyonlarının atmosfere salımını hızlandırarak iklim krizini daha da derinleştirir (Euronews, 2017). Dolayısıyla, yeni iklim koşullarında çözüm “daha fazla gübre kullanmak” değil; “daha doğru gübre kullanmak” olmuştur.

Toprak Analizi Açmazı: Teşvikler ve Davranışsal Direnç

Tarımsal verimliliğin artmasına büyük katkı sağlayan ve “doğru gübreleme” kavramının temelini oluşturan en kritik adım şüphesiz toprak analizidir. Toprak analizi sayesinde çiftçiler, bitkilerin besin elementi ihtiyacını bilimsel bilgiyle öğrenir ve toprağın ihtiyaç duyduğu gübreyi, uygun miktarda ve zamanda verir (Başaran, 2011). Doğru bir gübrelemenin ürün verimliliğini %50 civarında artırdığı tespitleri göz önüne alındığında (Güçdemir ve Usul, 2004; Şahinli vd., 2016), analiz sonuçlarına göre hareket etmenin tarımda verimlilik tartışmalarının merkezinde yer alması gerektiği anlaşılır.

Bu konunun önemine binaen, ülkemizde toprak analizini yaygınlaştırmak amacıyla 2005 yılından bu yana pek çok politik atılım gerçekleştirildi

Notlar


  1. 2005 yılında doğrudan gelir desteğine ek olarak dekar başına 2,5 TL (maksimum 60 dekara kadar) toprak analizi desteği olarak başlayan destekte, sınır 2008 yılında 50 dekara düşürüldü. 2014 yılına gelindiğinde ise gübre desteği alabilmenin ön koşulu olarak, 50 dekar ve üzeri arazilerde toprak analizi yaptırmak zorunlu kılındı. Zaman içinde sürekli revize edilen, 2016’da tamamen kaldırılıp 2017’de yeniden yürürlüğe konan bu destekler, 2022 yılı itibarıyla analiz başına 50 TL seviyesine kadar çıkarıldı.

Kaynakça

Altıntaş, G. ve Altıntaş, A. (2012). Kimyevi gübre ve toprak tahlili desteğinin sosyo-ekonomik açıdan incelenmesi (Tokat ili örneği). Tarım Ekonomisi Dergisi, 18 (2), 55-68.

Aydeniz, A. (1992). Gübreleme-Ekonomi İlişkileri. II. Ulusal Gübre Kongresi, 30 Eylül-4 Ekim, Ankara.

Başaran, M. (2011). Toprak analizlerinin önemi ve numune alma teknikleri. S. Bulut. (Ed.), Organik Tarım Eğitim Kitabı içinde (s. 125-140)

Euronews. (2017, January 30). No laughing matter: Nitrous oxide – another climate enemy. https://www.euronews.com/next/2017/01/30/no-laughing-matter-nitrous-oxide-another-climate-enemy

FAO, IFAD, UNICEF, WFP, & WHO. (2018). The state of food security and nutrition in the world 2018: Building climate resilience for food security and nutrition. FAO.
https://www.fao.org/3/I9553EN/i9553en.pdf

Güçdemir, İ. H. ve Usul, M. (2004). Toprak analiz sonuçlarına göre gübre tavsiyeleri. Türkiye 3. Ulusal Gübre Kongresi, Tarım-Sanayi-Çevre, 11-13 Ekim, Tokat.

Intergovernmental Panel on Climate Change (IPCC). (2022). Climate change 2022: Impacts, adaptation and vulnerability. Cambridge University Press. https://doi.org/10.1017/9781009325844

Kalkınma Bakanlığı. (2018). On Birinci kalkınma planı 2019-2023.

Kızıloğlu, R. ve Kızılaslan, N. (2017). Kahramanmaraş ili Merkez ilçe kırsalında çiftçilerin gübre kullanım durumu. Türk Tarım-Gıda Bilim ve Teknoloji Dergisi, 5(1), 18-23.

Kurnaz, M. L. (2014). Drought in Turkey. Istanbul Policy Center (IPC), Sabancı University, Istanbul.

Mahal, N. K., Osterholz, W. R., Miguez, F. E., Poffenbarger, H. J., Sawyer, J. E., Olk, D. C. ve Castellano, M. J. (2019). Nitrogen fertilizer suppresses mineralization of soil organic matter in maize agroecosystems. Frontiers in Ecology and Evolution, 7, 59.

Malhi, G. S., Kaur, M. ve Kaushik, P. (2021). Impact of climate change on agriculture and its mitigation strategies: A review. Sustainability, 13(3), 1318.

Polat, H. (2020). Türkiye’de Kimyasal Azotlu Gübre Tüketim Durumunun ve Toprak Analizi Zorunluluğunun Azotlu Gübre Kullanımına Etkilerinin Değerlendirilmesi. Toprak Su Dergisi, 9(2), 60-71.

Şahin, G. (2016). Türkiye’de Gübre Kullanım Durumu ve Gübreleme Konusunda Yaşanan Problemler. Tarım Ekonomisi Dergisi, 22(1), 19-32. https://izlik.org/JA89UT53CJ

Şahinli, M. A., Özçelik, H. ve Güldal, T. (2016). Toprak Analizi Sonucuna Göre Kullanılan Gübrenin Verime Etkisinin Belirlenmesi: Konya İlinde Buğday Yetiştiren Tarım İşletmeleri. XII. Ulusal Tarım Ekonomisi Kongresi, 25-27 Mayıs, Isparta.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü [TRGM]. (2021). İklim Değişikliği ve Tarım Değerlendirme Raporu. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı. Ankara.

Yılmaz, H. G., Lauwers, L., Buysse, J., & Huylenbroeck, G. V. (2019). Economic aspects of manure management and practices for sustainable agriculture in Turkey. Present Environment and Sustainable Development, (1), 249-264.

Yüzbaşıoğlu, R. (2019). Tokat İli Merkez İlçe Kırsalında Üreticilerin Toprak Analizi Yaptırma Eğilimleri. Bahri Dağdaş Bitkisel Araştırma Dergisi, 8(1), 163-169.

Önerilen Alıntı: Alıntıyı Kopyala
Oğuzhan Çelik (2026). İklim Krizi Çağında Tarım (II): Toprak, Gübre ve Verimlilik. Katman Portal. https://katmanportal.com/doi/10.5281/zenodo.19464133
  • Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü’nden 2021 yılında mezun oldu. 2024’te aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı. Aktif olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü’nde doktora öğrencisi ve araştırma görevlisidir. Tarım iktisadı, çevre iktisadı ve davranışsal iktisat alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.

    Diğer Yazıları