Takip et

Katmanlar Arasılık ve Gerçekçi-İlişkisel İncelemeler

YazarAylin Topal

22 Şubat, 2026

Katman kelimesi hem bir örtüyü hem de bir hiyerarşik ilişki içerisindeki düzeyleri çağrıştıran metaforlar akla getiriyor. Jeolojik tabakalar gibi varlığa dair derinlikli dinamikler barındıran, tortu tabakaları gibi tarihsel birikimler barındıran, toplumsal katmanlar gibi medeniyetlerle birlikle ne tür eşitsizliklerin zuhur ettiğine işaret edebilecek bir kavram. Katman, tam da bu çağrışımlarıyla yöntemsel yaklaşımımı çerçeveliyor. Bu ilk yazımla okuyucularımı gerçekliğin katmanlarının derinliklerine doğru bir yolculuğa davet ediyorum!

Aynı zamanda yakın arkadaşlarım olan bu portalın kurucusu meslektaşlarım, ne tür tartışmalar sonucu Katman isminde karar kıldılar bilmiyorum. Ama ben bu ismi çok sevdim. Bu portal için hazırlayacağım inceleme yazılarımın amacını ve yöntemini güzel özetliyor.

Katman kelimesi hem bir örtüyü hem de bir hiyerarşik ilişki içerisindeki düzeyleri çağrıştıran metaforlar akla getiriyor. Jeolojik tabakalar gibi varlığa dair derinlikli dinamikler barındıran, tortu tabakaları gibi tarihsel birikimler barındıran, toplumsal katmanlar gibi medeniyetlerle birlikle ne tür eşitsizliklerin zuhur ettiğine işaret edebilecek bir kavram. Katman, tam da bu çağrışımlarıyla yöntemsel yaklaşımımı çerçeveliyor.

Yaptığım her araştırmada eleştirel gerçekçi yöntembilim yaklaşımını kullanmaya çalışıyorum. Roy Bhaskar’ın (1989) öncülüğünde şekillenen, Andrew Sayer’in (1992) içsel ilişkiler felsefesi üzerine yaptığı katkılarıyla gelişen bu yöntembilimsel yaklaşım gerçekliği katmanlı bir yapı olarak kavrar. Gerçekliği ampirik alana sıkıştırılmış tekil bir düzlemde değil, katmanlı bir ontolojide konumlandırır. Eleştirel gerçekçi yaklaşım, gözlemlerin, deneyimlerin, veri setlerinin arkasında, ardında, altında, ötesinde yatan eğilimlerin, mekanizmaların, potansiyellerin, ilişkisel dinamiklerin ve onların fiili uğraklarının katman katman açığa çıkarılması gerektiğini vurgular. Kısaca eleştirel gerçekçilik dünyaya dair bütüncül ve ilişkisel bir anlama çabasıdır.

Gözlemlenebilir deneyimler bu katmanlı ontolojinin en üst katmanıdır. Dünyanın karşımızdaki görülen, duyulan, ölçülen, biçilen biçimleridir. Bu gözlemler ve ölçümler sonucu elde edilen ampirik veri -burada veri kavramını en geniş anlamıyla kullanıyorum- deneyimleri betimlemek ve tasnif etmek için değerli girdilerdir. Ancak görgül (ampirik) katman üzerine yapılan incelemeler kısmidir, bütüncül değildir. Gerçeklik bu katmanın ötesine geçer. Görece daha uzun zamana yayılmış, daha kapsamlı olaylar ve süreçler vardır. Tarihsel bir inceleme ile uzun zamana yayılan veri setleri ışığında korelasyonların altındaki nedenselliklere yönelik ipuçları araştırılır. İş bu fiili katman harekete geçen potansiyellere, tetiklenen mekanizmalara işaret eder. Fiili katmanın gözlenebilir uğrakları olduğu gibi gözlemlenemeyen özellikleri de olabilir.

Bu katmanlı bütüncüllüğün çekirdeğinde ise gerçek katmanı vardır. Gerçek katmanı eğilimlerdir, potansiyellerdir, iktidar ilişkileridir. Sosyal olguların arkasındaki nedensellikler bu katmanın incelenmesiyle anlaşılabilir. Gerçek ve fiili katmanları pozitivizmin gerçeklik anlayışının dışında bıraktığı bir alanlardır.

Bu üç katmanlı derin ontoloji, hem pozitivizmin sığ (katmansız) gerçeklik iddiasına hem de idealizmin öz ve biçim arasındaki katı (ve yine katmansız) ayrımına ilişkiselci bir alternatif önerir. Katmanlı ontolojinin önemi, gerçek olan (öz) ile görgül olanı (biçim) katmanlar ile birbirinden ayırması değildir; tam aksine katmanlar arasındaki ilişkilerin izini sürerek gerçeğin hangi koşullar altında fiiliyata geçebildiğini ve görgül dünyanın deneyimlerine neden olduğunu göstermesidir. Yani bir bakıma öz ile biçimi ilişkilendirmesidir. Eleştirel gerçeklikte yukarıda tanımlanan üç katmanın birlikte anlaşılmasının, açıklanmasının gerekliliği vurgulanır. Bu katmanların ilişki içinde bütünü oluşturduğunu ifade eder. Bu yaklaşımla birlikte parça-bütün, öz-biçim, soyut-somut gibi ikiliklerin de birbiri ile içsel olarak ilişkili olduğu önerilir. Dolayısıyla, eleştirel gerçekçilik, toplumsal gerçekliğe dair tüm ikilikleri ve ontik ayrımları aşmak için gerçekçi-ilişkisel bir yöntemsel çerçeve sunar.[1]

Öyleyse bu ontolojik yaklaşımın epistemolojik pozisyonu nedir? Bu katmanlı gerçeklik nasıl incelenmelidir? Dünya ile karşılaşma katmanımız ampirik katmandadır. Bu katman iç-içe girmiş birçok mekanizmanın sonucu olarak zuhur (biçimlenen) eden karmaşık çok boyutlu somut hallerdir. Görgül durumun incelenmesi o biçimlerin tasviriyle değil, o somut durumun neden o biçimi aldığının açıklanmasıyla olur. Bunu yapabilmek ise somut durumların boyutlarının kurucu mekanizmalarının birbirinden ayrılmasına imkân verecek bir soyutlama ve kavramsallaştırma süreci ile mümkün olabilir. Kavramsallaştırma, soyut-somut ilişkisini koparmadan yapılan biteviye bir süreçtir. Bu anlama, açıklama çabası doğası gereği dilsel ve bilişsel bir eylemdir. İnsanlar herhangi bir olguyu anlamayı, açıklamayı içinde bulundukları toplumsal ilişkilerden bağımsız yapamazlar. Dolayısıyla, bilgi üretimi kişisel değil toplumsal bir süreçtir. Dil ve bilinç, politik, kültürel, ekonomik olarak üretilen ve yeniden üretilen her türlü eşitsizliğin filtrelerinden geçer. Dolayısıyla bilgi toplumsaldır.

Son olarak, bu gerçekliğin bilgisi nasıl anlaşılmalı? Gerçekçi-ilişkisel yaklaşıma göre, gerçekliği kavramlar ve kuramlar görünür hale getirir. Kavramları birbiriyle ilişki içinde anlamlandıran kuramlar gerçekliği yoktan var etmez, onları kurmaz (theory determined). Diğer yandan kavramlar basitçe olguların isimleri de değildir. Kuramlar görünen ilişkileri, kavramları kullanarak betimleyen nötr çerçeveler değildir (theory-neutral). Bilgi kuram yüklüdür (theory-laden). Kuramsal çerçevenin kavram setleri olguları görünür hale, gözlemleri ve veri setlerini anlaşılır hale getirir.

Bu portaldaki yazılarımda konu edeceğim sorunları bu katmanlı ontoloji ile anlamaya, açıklamaya çalışacağım. Bunu yaparken iktisat disiplininin sınırlarını sık sık gözardı ederek sorduğum soru beni hangi disipline davet ederse, davete korkusuzca icabet etmek niyetindeyim. Zira bütüncül bir gerçeklik, epistemolojik olarak da bütüncül bir bilim anlayışını gerektirir. Kısaca eleştirel ekonomi politik diye ifade ettiğimiz bu yöntembilimsel pozisyonun tarih, sosyoloji, uluslararası ilişkiler, hatta psikoloji disiplinleriyle bile köprüleri olduğunu vurgulamak gerek.

Yazının konusu ne olursa olsun görgül, fiili ve gerçek katmanlar arası ilişkilerin diyalektik etkileşimlerine işaret etmeye çalışacağım. Katmanları birer birer soymakla yetinmeyip, aralarındaki nedensellik bağlantılarını ve güç ilişkilerini soyutlayarak, eleştirel gerçekçiliğin dönüştürücü potansiyelini kullanacağım.

İşte bu giriş yazısıyla okuyucularımı gerçekliğin katmanlarının derinliklerine doğru bir yolculuğa davet ediyorum!

Kaynakça

Bhaskar, Roy (1989) The Possibilities of Naturalism, New York: Harvester

Ozan, Ebru Deniz (2001) “Sosyal Bilimlerde Gerçekçi-İlişkisel Bir Yaklaşımın Anahatları” Praksis 3: 10-25. http://www.praksis.org/wp-content/uploads/2011/07/003-Ozan.pdf

Sayer, Andrew (1992) Method in Social Science: A Realist Approach, Londra: Routledge.

  1. Bu yazıda Ebru Deniz Ozan’ın Praksis’in 3. Sayısındaki yazısından çok faydalandım. Bu vesileyle Praksis’in hiç eskimeyen yöntem sayısını tüm okuyuculara öneririm. http://www.praksis.org/sayilar/sayi-3-sosyal-bilimlerde-yontem/

  • ODTÜ Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi bölümünde öğretim üyesidir. Aynı zamanda ODTÜ Latin ve Kuzey Amerika Çalışmaları Anabilim dalı başkanıdır. Lisans derecesini ODTÜ, yüksek lisans derecesini ise Bilkent Üniversitesi’nde aldıktan sonra doktorasını New School for Social Research’de tamamladı. Pittsburgh, Harvard ve Oxford Üniversitelerinde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bulundu. Kırsal ve bölgesel kalkınma, toplumsal hareketler, tarım-gıda politikaları ve iklim krizi konularında Türkiye’de ve Latin Amerika ülkelerinde çalışmalar yürütmektedir. Türk Sosyal Bilimler Derneği Genel Sekreteri, Foça Bilimler Köyü Akademik Kurulu Üyesi, Praksis ve Critical Sociology dergilerinde editörler kurulu üyesidir.

    Diğer Yazıları