Toplumsal cinsiyet ve kalkınma iktisadını makro iktisadi açıdan incelemek niye gereklidir? Makroekonomik politikalar, kadın ve erkekleri ekonomik açıdan farklı etkileyebileceği gibi, bu politikalar kalkınma ve ekonomide toplumsal cinsiyet eşitliği sağlamak amacıyla da uygulanabilir.
Özellikle ana akım iktisatta kalkınma iktisadı daha çok mikro iktisadi bir alan olarak algılanıyor. Oysaki bir lisans öğrencisi olarak kalkınma iktisadı dersini ilk defa aldığımda, bu ders makro iktisadi bir açıdan öğretiliyordu. Toplumsal cinsiyet ve kalkınma iktisadı da günümüzde mikro iktisadın bir alt dalı olarak algılanıyor.
Feminist makro iktisat, 80’lerde ve 90’larda uluslararası kuruluşlar tarafından uygulanan yapısal uyum politikalarına bir tepki olarak ortaya çıktı (Berik ve Kongar, 2025). Bu alanda yapılan çalışmalar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin mikro iktisadi analizlerine kıyasla daha az da olsa, son yıllarda toplumsal cinsiyetin makro iktisadi analizleri literatürde tekrar önem kazanmaya başladı. Günümüzde bu alandaki çalışmaları hem ana akımda hem de heterodoks iktisatta görebiliriz[1]. Ampirik çalışmaların yanında, toplumsal cinsiyetin de dikkate alındığı makroekonomik modeller de literatürde önem kazanmıştır[2].
Bu yazıdaki amacım, neden toplumsal cinsiyet ve kalkınma iktisadı alanına makro iktisadi bir yaklaşımın da gerekli olduğunu açıklamak. Kadınların ve erkeklerin farklı sektörlerde yoğunlaşması, kadınların ev içi bakımda (çocuk ya da yaşlı bakımı gibi alanlarda) daha çok sorumluluk almaları ve cinsiyete dayalı iş bölümü gerekçeleriyle makro iktisadi politikaların etkileri kadın ve erkekler için farklı olacaktır.
Makro iktisadi politikalar ekonomik büyüme, kalkınma, istihdam yaratma ve yeniden bölüşüm konularında önemli rol oynamaktadır. Büyüme hedeflemesi gibi makro ölçekli politikalar, nakit desteği gibi küçük ölçekli politikalara kıyasla yoksulluğu önlemede çok daha etkilidir (Pritchett, 2018). Makro iktisadi politikalar sürdürülebilir kalkınma için kullanılabilir. Bu politikaların genişleyici mi yoksa daraltıcı mı olduğu da bölüşüm açısından önem taşır. Maliye ve para politikaları, makro iktisadi istikrarı sağlama, kamu gelirlerini artırma ve gelir ve servet bölüşümünün daha eşitlikçi olması amacıyla kullanılabilir. Makro iktisadi politikalar özellikle dezavantajlı gruplara istihdam yaratılmasında etkili olabilir. Özellikle az gelirli ülkeler ve halkın yoksul kesimi için büyüme ve kalkınma, makro iktisadi politikalar ve sanayi politikaları aracılığıyla gerçekleşebilir (Fukuda-Parr ve Donald, 2023).
Benzer argümanları toplumsal cinsiyet alanı için de dile getirebiliriz. Toplumsal cinsiyet açısından daha eşitlikçi bir ekonomi için bir takım makroekonomik politikalar uygulanabilir. Bu yazıda kısaca üç politika alanının toplumsal cinsiyet boyutlarına odaklanacağım: maliye politikası, para politikası ve sanayi politikası.
Maliye politikası aracı olarak hem vergilendirmenin hem de kamu harcamalarının toplumsal cinsiyet boyutu vardır. Vergilendirme, daha dezavantajlı gruplara fayda sağlayacak şekilde, bir yeniden bölüşüm aracı olarak kullanılabilir. Toplumsal cinsiyet açısından belki de en önemli makroekonomik politika aracı kamu harcamalarıdır. Kadınlar ev içi bakımı daha çoğunlukla üstlendikleri için sosyal hizmetlere, dolayısıyla kamu harcamalarına, daha çok ihtiyaç duyarlar. Harcamalar az gelirli halka ve kadınlara fayda sağlayacak altyapı ve kamu hizmetleri sağlanması için kullanılabilir. IMF gibi uluslararası kuruluşların tavsiyeleriyle uygulanan kemer sıkma politikalarıysa yine dezavantajlı grupları daha olumsuz bir şekilde etkileyecektir. Bu yüzden maliye politikaları bölüşüm açısından dikkatli bir şekilde planlanmalıdır.
İstihdamı artırma ya da para istikrarını sağlama hedeflerinin daha ön planda olmasına bağlı olarak, para politikasının da bölüşüm açısından etkileri vardır. Para politikaları kamu kaynağı sağlamak, borçlanma maliyetinin düşürmek yoluyla daha eşit bir ortam yaratabilir (Fukuda-Parr ve Donald, 2023). Bununla birlikte sıkı para politikaları istihdamı azaltıp daralmaya yol açarken yoksul nüfusu ve kadınları daha çok etkiler. Braunstein ve Heintz (2008)’in da belirttiği gibi özellikle kalkınmakta olan ülkelerde daraltıcı para politikaları kadın istihdamı erkek istihdamına kıyasla daha çok azaltır.
Fukuda-Parr ve Donald (2023)’ın da belirttiği gibi üretkenliği artırmak için uygulanan sanayi politikalarına yoksul ve dezavantajlı nüfusun durumunu iyileştirecek eşitlikçi uygulamalar da eşlik etmelidir. Kadınlar ve erkekler farklı sektörlerde yoğunlaştığı için sanayi politikaları kadın ve erkek istihdamını farklı etkiler. Altyapı için yapılan kamu harcamalarının da bölüşüme etkisi vardır. Fiziksel ve toplumsal altyapı harcamaları ev içi bakım yükünü azaltabilir. Özellikle bakım hizmetlerinin kamu tarafından sağlanması kadınların bakım yükünü azaltacaktır.
Seguino (2020a)’nun da belirttiği gibi, sanayileşme sürecindeki ülkeler, genellikle ilk aşamalarda emek yoğun imalat sektörünü geliştirmeyi hedeflerler. Bu süreçte daha rekabetçi olabilmek için, erkeklere kıyasla daha düşük ücretle çalışan kadınları çoğunlukla istihdam ederler. Bu nedenle sanayileşmenin ilk aşamalarında kadınlar daha çok emek yoğun imalat sektöründe çalışırken, sanayileşmeyle ilerleyen aşamalarında kadınlar yüksek gelirli ve sermaye yoğun sektörlerden dışlanıp düşük gelirli sektörlerde daha yoğunluklu çalışabilirler (Seguino, 2020a). Bu yüzden sanayi politikaları uygulanırken bu politikaların toplumsal cinsiyet boyutu da göz önünde bulundurulmalıdır ve cinsiyet eşitliğini teşvik eden politikalarla birlikte uygulanmalıdır.
Daha eşitlikçi bir kalkınma modeli için çeşitli makro iktisadi politika araçları kullanılabilir. Bazı makro iktisadi politikaların cinsiyet eşitsizliğini azaltmak için kullanılabileceği gibi bazı politikalar da -özellikle daraltıcı makro iktisadi politikalar- cinsiyet eşitsizliğini artırabilir. Bu yüzden makro iktisadi politikalar uygulanırken eşitlik boyutu da göz önünde bulundurulmalıdır.
Önümüzdeki aylarda ben de kalkınmakta olan ülkelerdeki makro iktisadi politikalar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği üzerine yazılarımı paylaşmaya devam edeceğim.
Kaynakça
Berik, G., & Kongar, E. (2025). The Rise and Rise of Feminist Macroeconomics: Who’s Recognizing?. In The Elgar Companion to Women and Heterodox Economics, 201-216. Edward Elgar Publishing.
Braunstein, E., & Heintz, J. (2008). Gender Bias and Central Bank Policy: Employment and Inflation Reduction. International Review of Applied Economics, 22(2), 173-186.
Fukuda-Parr, S., & Donald, K. (2023). Why is Macroeconomics Neglected in Equity and Inclusion Strategies for Sustainable Development? An Exploration of Four Systemic Barriers, Journal of Human Development and Capabilities, 24:4, 517-538, DOI:10.1080/19452829.2023.2243232
Pritchett, L. (2018). “Alleviating Global Poverty: Labor Mobility, Direct Assistance,
and Economic Growth.” CGD Working Paper 479. Washington, DC: Center for Global
Development. https://www.cgdev.org/publication/alleviating-global-poverty-labor-
mobility-direct-assistance-and-economic-growth
Seguino, S., (2020a) ‘Industrial Policy and Gender Inclusivity’, in Arkebe Oqubay, and others (eds), The Oxford Handbook of Industrial Policy, Oxford Handbooks, 429–450, https://doi.org/10.1093/oxfordhb/9780198862420.013.17.
Seguino, S. (2020b). Engendering Macroeconomic Theory and Policy. Feminist Economics, 26(2), 27–61. https://doi.org/10.1080/13545701.2019.1609691
Setterfield, M. (2025). “Integrating the Social Reproduction of Labour Into Macroeconomic Theory: Unpaid Caregiving and Productivity in Paid Production.” Metroeconomica: 1–9. https://doi.org/10.1111/meca.12515.
Zuazu, I. (2024). “Reviewing feminist macroeconomics for the twenty-first century.” Review of Evolutionary Political Economy (2), 271–299.
Notlar
-
Makro iktisat ve toplumsal cinsiyet alanında kapsamlı bir literatür taraması için Seguino (2020b) ve Zuazu (2024) çalışmalarını inceleyebilirsiniz. ↑
-
Bakım emeğinin göz önünde bulundurulduğu makroekonomik modellerin literatür taraması için Setterfield (2025) incelenebilir. ↑
