Bu yazı, kalkınmakta olan ülkelerde sermaye hareketleri serbestleşmesinin, ticarete konu olan sektörlerdeki kadın istihdamını hangi yollardan etkilediğini açıklamaktadır.
Makro iktisadi politikalar toplumsal cinsiyet açısından nötr değildir. Kadınların ev içindeki bakım emeği yükünün daha çok olması ya da kadın ve erkek çalışanların farklı sektörlerde yoğunlaşması gibi arz ve talep yönlü çeşitli sebepler, makro iktisadi politikaların toplumsal cinsiyet açısından farklı etkilerini açıklar. Benzer bir şekilde küreselleşme ve sermaye hareketleri serbestleşmesinin de kadın ve erkek istihdamını farklı etkilemesini bekleriz. Küreselleşmenin kadın istihdamına ve cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğine etkileri konusunda literatürde çeşitli bulgular yer almaktadır (Seguino, 2020). Mesela bazı çalışmalar dış ticaret serbestleşmesi ve doğrudan yabancı yatırımların cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğini azalttığını bulurken, benzer bir soruyu Asya ekonomileri için araştıran çalışmalar, cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğinin arttığını göstermiştir (Oostendorp, 2009; Berik, van der Meulen Rodgers ve Zveglich 2004). Küreselleşmenin toplumsal cinsiyet etkileri, ekonominin yapısına ve üretimin emek yoğun ya da sermaye yoğun olmasına bağlı olarak da değişebilir (Wamboye ve Seguino, 2015; Tejani ve Milberg, 2016).
Makro iktisat ve toplumsal cinsiyet ilişkisini iki yönden de inceleyebiliriz. Hem makro iktisadi politikaların kadın ve erkek istihdamına etkileri farklıdır, hem de toplumsal cinsiyetle ilgili değişkenler, makro iktisadi durumlara etki eder. Bu yazıda Akin ve Montecino (2023)’un bulgularından faydalanarak, hem finansal serbestleşmenin kadın istihdamına etkisini hem de cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğinin makro iktisadi göstergeleri nasıl etkileyebileceğini açıklayacağım.
Akin ve Montecino (2023) sermaye hareketleri serbestleşmesinin, kalkınmakta olan ülkelerde ticarete konu olan sektörlerde kadın istihdamını önemli ölçüde azalttığını göstermektedir. Sermaye hareketleri serbestleşmesi, sektörlerin sermaye yoğunluğuna veya ticarete konu olma oranına bağlı olarak, farklı sektörlere farklı etki edebilir. Bu çalışma, sermaye hareketlerinin ticarete konu olan ve olmayan sektörleri farklı etkilemesine odaklanır[1].
Çalışmanın bulguları, kadın istihdamındaki düşüşün ana nedeninin ticarete konu olan ve olmayan sektörler arasındaki yapısal değişim olduğunu göstermektedir. Bunun yanında, bazı durumlarda sektör içi toplumsal cinsiyet kompozisyonun değişimi de etkilidir. Bu mekanizmalar, ülkelerin az gelirli ya da az-orta gelirli kategorilerde olmasına göre değişir[2]. Az-orta gelirli ülkelerde kadın istihdamındaki azalış daha çok sektörler arası yapısal değişim (yeniden emek dağılım) kanalıyla olurken, az gelirli ülkelerde bu iki mekanizma da kadın istihdamındaki azalışı açıklar. Benzer bir şekilde, imalat sanayiinde sermaye hareketleri serbestleşmesinin sonucu olarak kadın istihdamındaki düşüşte bu iki kanal da önemli ölçüde etkilidir.
Bu konuda ülkelerin gelir durumları neden önemlidir? Kadınların yoğun olarak çalıştıkları sektörler, ülkelerin gelir durumuna göre değişebilir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre az ve az-orta gelirli ülkelerde kadınların ticarete konu olan sektörlerdeki istihdam oranı, üst-orta ve yüksek gelirli ülkelere kıyasla daha fazladır.
Sektörler arasındaki yeniden emek dağılımını teorik olarak nasıl açıklayabiliriz? Kalkınmakta olan ülkelerde serbestleşmenin ilk aşamalarında sermaye girişi olmasını bekleriz. Sermaye girişleri, dış ticaret açığına ve ticarete konu olmayan sektörlerdeki mallara olan talebin artmasına yol açabilir. Bu durum ticarete konu olmayan sektörleri genişleterek ve ticarete konu olan sektörleri daraltarak, reel döviz kurunun değerlenmesine ve ticarete konu olan sektörlerde istihdamın azalmasına yol açar. Eğer bu sektörlerde kadın istihdamı görece daha yüksekse, istihdamdaki azalma kadınları görece daha çok etkiler[3].
Kadın istihdamındaki azalma, talep kaynaklı olabileceği gibi arz kaynaklı da olabilir. Kadınların ev içindeki ücretsiz bakım emeğinin görece daha çok olduğu durumlarda sermaye hareketleri serbestleşmesi, kadınların istihdamını erkek istihdamına kıyasla daha çok azaltır. Bu durumda sermaye akışının artışı, sadece ticarete konu olan sektörlerde değil, toplam kadın istihdamında da düşüşe yol açar. Bu durumda reel döviz kurunun değerlenmesi kadın istihdamını azaltırken, rekabetçi bir reel döviz kuru da kadın istihdamını canlandırır[4].
En başta belirttiğim gibi, cinsiyete dayalı değişkenler de makro iktisadi olayları açıklayabilir. Bulgular ülkelerin gelir durumuna ve sektördeki kadın istihdam oranına göre değişebilir. Kadınların çoğunun ticarete konu olan sektörlerde, diğer sektörlere kıyasla daha yoğun çalıştığı az gelirli ülkelerde, cinsiyete bağlı ücret eşitsizliğinin artması bu sektörlerdeki efektif ücret maliyetinin azaltarak ticarete konu olan sektörlerin genişlemesine ve reel döviz kurunun değerlenmesine yol açar.
Sermaye hareketleri serbestleşmesi ve toplumsal cinsiyet ilişkisi burada tartışılandan daha çok boyutludur. Sermaye hareketleri politikalarının farklı boyutlarının göz önünde bulundurulması ya da kadınların emek arzı ve bakım emeğinin daha detaylı bir şekilde incelenmesi, bu alanı daha da genişletecektir.
Kaynakça
Akin, S. & Montecino, J. (2023). Capital Account Liberalization, Structural Change, and Female Employment. Journal of Globalization and Development, 14(2), 223-252. https://doi.org/10.1515/jgd-2023-0004
Berik, G., Rodgers, Y. V. D. M., & Zveglich, J. E. (2004). International trade and gender wage discrimination: Evidence from East Asia. Review of Development Economics, 8(2), 237-254.
Bykova, A., & Stöllinger, R. (2017). Tradability Index: A Comprehensive Measure for the Tradability of Output (No. 6). wiiw Statistical Report.
Erten, B., & Metzger, M. (2019). The real exchange rate, structural change, and female labor force participation. World Development, 117, 296-312.
Oostendorp, R. H. (2009). Globalization and the Gender Wage Gap. The World Bank Economic Review, 23(1), 141–161. http://www.jstor.org/stable/40282296
Seguino, S. (2020). Engendering Macroeconomic Theory and Policy. Feminist Economics, 26(2), 27–61. https://doi.org/10.1080/13545701.2019.1609691
Tejani, S., & Milberg, W. (2016). Global Defeminization? Industrial Upgrading and Manufacturing Employment in Developing Countries. Feminist Economics, 22(2), 24–54. https://doi.org/10.1080/13545701.2015.1120880
Wamboye, E. F., & Seguino, S. (2015). Gender Effects of Trade Openness in Sub-Saharan Africa. Feminist Economics, 21(3), 82–113. https://doi.org/10.1080/13545701.2014.927583
Notlar
- Sektörlerin ticarete konu olma derecesini belirlemek için Bykova and Stöllinger (2017) tarafından hazırlanan ticarete konu olma endeksi kullanılmıştır. ↑
- Günümüzde Türkiye, Dünya Bankası sınıflandırmasına göre üst-orta gelirli ülkeler arasında yer alsa da çalışmanın başlangıç döneminde yapılan sınıflandırma kullanıldığı için, Türkiye, bu çalışmada az-orta gelirli ülkeler kategorisinde yer almaktadır. ↑
- Çalışmada bu ilişkiye odaklanmak için basit bir model kullanılmıştır. Daha detaylı bir modelde, politika müdahalelerinin ve finansal krizlerin etkisi bu durumu değiştirebilir. ↑
- Bu durum, Erten ve Metzger (2019) gibi literatürdeki benzer çalışmaların bulgularıyla da tutarlıdır. ↑
