İŞKUR Gençlik Programı ile öğrencilere bu para neden ödeniyor? Kontenjanlar her yıl neden artırılıyor? Mevcut üniversite emekçilerine yansıması neler olacak?
Dünyanın pek çok ülkesinde iş gücüne dair çeşitli politikalar uygulanıyor. Japonya, Çin, Almanya, Avrupa ülkeleri.İstihdam edilebilirliği artırmak, istihdamı korumak, işsizliği azaltmak, işverenleri teşvik etmek, beceri artırımını hedeflemek ve en önemlisi de işsizlikten en çok etkilenen gençler, kadınlar, göçmenler ve engelliler gibi dezavantajlı grupların istihdamı hedeflenenler arasında. Japonya’da yerel destek istasyonları, deneme süresi istihdamı, “Job Cafe”ler (Dorenbos, 2002; Yoshimoto, 2002; Duell, 2010) ; Çin’de genç istihdamı veri sistemi, çeşitli eğitim reformları (Dorenbos, 2002; ILO, 2016) ; Almanya’da ikili çıraklık sistemi (Gündoğan, 1999; Erdayı, 2009) Avrupa’da gençlik garantisi programı ve AB iş gücü hareketliliğini sağlamak için kurulan EURES bilgi ağı (Gündoğan, 1999) bu programlardan sadece bazıları.
Bu politikaların öznesi olan gençler ve işverenler açısından farklı motivasyonları var. Öğrenciler piyasanın hazır eleman talep etmesi sebebiyle buna hazırlanmak ve gelir elde etmek için bu programlara dahil oluyorlar (Görücü, 2019; Dinçay, 2021). İşverenler ise nadiren kendi uzmanını yetiştirme (Dinçay, 2021), çoğunlukla da iş gücü maliyetlerini kamuya devretmek için bu politikaların destekçisi oluyorlar (Görücü, 2019). Ancak her politikada olduğu gibi girişteki motivasyonlar sonuçla uyuşmayabiliyor. Gençler aynı işi yapan diğer çalışanlara göre daha az kazanmak, ucuz iş gücü olarak görülmenin kısa süreli istihdam yaratması, ikinci sınıf çalışan muamelesiyle karşılaşmak, iş güvencesinin olmaması gibi birçok zorlukla karşı karşıya kalıyor (Görücü, 2019 ; Dinçay, 2021).
Türkiye’deki tabloya dönelim. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz 13 Mayıs 2024 tarihinde düzenlenen basın toplantısında kamuda tasarruf paketini ilan etti1. Paketin içerisinde dikkat çeken unsurlardan birisi 3 yıl boyunca emekli olanlar hariç yeni kamu personeli alınmayacağının duyurulmasıydı. Bir diğer yandan kamuda esnek çalışma modellerinin hayata geçirileceği, sosyal güvenlik sisteminin de buna uyumlu hale getirileceği duyuruldu2. Dezenflasyonist politikalar çerçevesinde bütçenin büyük bir kısmının personele ayrıldığına dair açıklamalar3, İŞKUR’un İşgücü Uyum Programını duyurmasıyla kamuda %60 daha ucuza iş yaptırma imkânının önünün açılmasıyla devam etti4.
Tüm bunlar bütçe harcamalarının kısıldığı dönemde, asıl kadro alımının azaltılacağı, mevcut kadroların maliyetinin yüksek bulunduğu ve bu maliyeti başka yollarla kompanse etme ihtiyacının ortaya çıktığını gösteriyor. Bu yazı İŞKUR’un tüm programlarını analiz etmek yerine üniversitelerde bir süredir uygulanan İŞKUR Gençlik programını incelemektedir.
Öncelikle programın temel özelliklerinden bahsedelim5. İŞKUR Gençlik programıyla öğrencilere haftada en fazla 3 gün ve günlük 7,5 saat çalışma imkânı sağlanıyor. Günlük ücretleri ise 2025-2026 yılı itibarıyla 1.375 TL. Öğrenciler programa kayıtlı oldukları süre boyunca genel sağlık sigortası ve iş kazası ve meslek hastalığı primlerini program aracılığıyla karşılıyor ve öğrencilere bir akademik yıl kadar çalışabilme imkânı tanınıyor. Ön lisans, lisans, lisansüstü programlarına kayıtlı tüm öğrenciler bu program kapsamında çalıştırılabiliyor. Aslında programa öğrenci gözüyle bakınca, çalışmadan okumanın gittikçe zorlaştığı bu dönemde ister yarı zamanlı ister tam zamanlı olsun, öğrenci için gelir sağladığı için iyi bir politika aracı olarak görünüyor. Öğrencilerin cebine para giriyor, daha rahat okuyabilme imkânı tanınıyor. Program kapsamında ağır işler yaptırılmıyor, hatta bazı birimlerde çalışmadan imza atan öğrenciler de olabiliyor. Bu da öğrenciler açısından sanki bir “burs” alıyormuş gibi düşünceler yaratabiliyor.
Bu programın neye tekabül ettiğini birkaç hesaplama ile gösterelim. Bir üniversitede çalışan orta kıdemli bir idari personeli, 657’ye tabi bir büro elemanı veya 4/D statüsündeki bir sürekli işçi -unvan ve kıdeme göre değişmekle birlikte- 55.000-60.000 TL arasında net maaş almakta ve SGK işveren payı, vergiler ve yan ödemeler de eklendiğinde (alt sınır baz alındığında) bu üniversite personelinin devlete toplam aylık maliyeti 80.000 TL’ye varmaktadır. İŞKUR Gençlik Programı çerçevesinde çalışan bir öğrencinin ise “günlük cep harçlığı” 2026 yılı itibarıyla 1.375 TL’dir. Aylık maksimum gün (12 gün) çalışan bir öğrenci düşünüldüğünde, toplam 16.500 TL bir maliyet oluşturur. Yani 1 kadrolu üniversite personelinin maliyeti yaklaşık 5 İŞKUR programı kapsamında çalışan öğrenciye eşittir. Diğer bir yandan, 1 kamu emekçisi haftada 40 saat çalışmaktadır. Ancak 5 gencin toplam çalışma saati (maksimum gün çalıştıkları varsayıldığında, günlük 7.5 saatten) 112,5 saate ulaşmaktadır. Bu tablodan görüldüğü üzere, aynı maliyetle üç kat iş yaptırılmış oluyor.
Program ilk başladığında Türkiye genelindeki toplam kontenjan 100.000 idi. 2025-2026 yılı akademik yılında kontenjan 150.000’e kadar yükseltildi. Örneğin, ODTÜ’de akademik ve idari birimler için toplam 2.113 kontenjan belirlendi. ODTÜ özelinde bir analiz yaptığımızda, yine her öğrencinin maksimum saat çalıştığı varsayıldığında, öğrenciler haftalık toplam 47,542 saat çalışmaktadır. Eğer ODTÜ İŞKUR’lu öğrencileri çalıştırmak yerine yeni personel alımına gitseydi, 1,118 tam zamanlı personel almak durumunda kalacaktı. Bu da en düşük maliyetten hesaplanınca ODTÜ bütçesine aylık 95.000.000 TL bir maliyet oluşturacaktı. Ancak İŞKUR’lu öğrencilerle toplam maliyeti aylık 34.800.000 TL’ye düşüyor.
Bu öğrenciler program çerçevesinde çalıştırıldıkları için sendikal örgütlenmelere dahil olamıyor, banka promosyonu ve personel servisi hakkından faydalanamıyor, kıdem tazminatı yükü oluşturmuyor, emekliliğe tabi bir sigorta zorunluluğu oluşturmuyor. Yani İŞKUR programındaki öğrenciler üniversitede çalışan bir emekçinin sahip olduğu çoğu hakka ulaşmadan maliyet azaltma niyetiyle çalıştırılıyor. Ayrıca istihdam süresi öğrencilerin ders çalışması ve derslere katılması gereken akademik yıl ile sınırlı. Öğrenciler yaz tatilinde çalışamıyorlar. Sözün özü, öğrencilerin cebine geçici süreliğine para giriyor, ancak hiçbir hak tanınmıyor.
Bu programın kontenjanı ilerleyen yıllarda daha da fazla artacak gibi görünüyor. Kamuda tasarruf tedbirleri kapsamında bütçeleri azaltılan ve personel alımı engellenen üniversiteler, işleri kendi öğrencilerine “çözdürmeye” devam edecek gibi duruyor. Programın genişlemesi halinde kamuda parçalı istihdamın daha da yaygınlaşacağı ve personel alımının daha da azalacağı belli oluyor. Mevcut personeller için de zaten halihazırda işlerin çözüldüğü durumda işten çıkartmaların yaygınlaşması yaygınlaşacak, üniversitede çalışan emekçilerin en ufak bir hak talebi “zaten İŞKUR’lulara yaptırıyoruz” söylemleriyle engellenmesi olası görünüyor.
Kamu personellerinin sahip olduğu hakların törpülenmesini kamuda tasarruf tedbirlerinin hayata geçirilmesiyle görebiliyoruz. Aydın’da taşımalı eğitim gören öğrencilerin, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) işçilerinin, PTT işçilerinin, Ankara’da Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlı işyerlerinde çalışan işçilerinin ve daha pek çok yerdeki emekçilerin servis hakkı ellerinden alınmıştı6. İŞKUR programındaki gençlerin zaten böyle bir hakkı bulunmazken, sadece maaş ödemesindeki maliyet avantajıyla değil, bu haklara sahip olmayışlarıyla da istihdamda tercih edilen bir konuma geliyorlar.
Bugün açısından henüz oturmamış olan bu program kapsamında çalışan öğrencilerin bir kısmı gerçekten çalışıyor, bir kısmı ise pek çalışmadan belirli dönemlerde imza atıyor. Bu sebeple bu sistemin adeta bir burs sistemi gibi işlediği yönünde tartışmalar olabiliyor. Ancak bu program oturduğunda emekçinin yerine ikame edilen öğrenciler ordusu karşımıza çıkacak. Öyleyse sormak lazım: Devlet neden İŞKUR Gençlik Programı kapsamında çalıştırarak “cep harçlığı” verdiği öğrencilere bu miktarı karşılıksız burs olarak vermiyor?
Türkiye’de açık öğretim dahil 7 milyona yakın üniversite öğrencisi bulunuyor. Bunların yaklaşık yarısı örgün eğitim görüyor. Hükümet tüm öğrencilere İŞKUR Gençlik Programı kapsamında verdiği ücreti burs olarak verseydi, yıllık 693 Milyar TL’lik bir bütçe gerekecekti. Bu rakam bütçe faiz giderlerinin 0.46’sı8 ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) maliyetinin 0,69’udur9. Yani yıllık faiz giderleriyle 6,5 milyon öğrenciye, KKM’nin toplam maliyetiyle 4,3 milyon öğrenciye İŞKUR programında ödenen para kadar yıllık karşılıksız burs verilebilir. Ancak bu iktisadi her kararda olduğu gibi bir tercih meselesidir. Görülüyor ki mevcut emek rejimi için ucuz, güvencesiz, haklarından yoksun bir işgücü tercihi yapılıyor. Böylelikle hem üniversite öğrencileri hem de üniversite emekçileri disipline edilmek istenen işgücü potasında birlikte eritiliyor.
Notlar
1https://www.bloomberght.com/kamuda-100-milyar-tl-lik-tasarruf-paketi-2352682
2https://www.aa.com.tr/tr/gundem/kamuda-esnek-calisma-modelleri-yolda/3731536
3https://www.haberturk.com/ozel-icerikler/abdurrahman-yildirim-1018/3739203-simsek-butcenin-42si-personele
5https://www.iskur.gov.tr/is-arayan/aktif-isgucu-programlari/iskur-genclik-programi/
6https://www.evrensel.net/haber/523927/iscinin-emekcinin-hayatindan-tasarruf
7https://istatistik.yok.gov.tr
8https://muhasebat.hmb.gov.tr/merkezi-yonetim-butce-istatistikleri
9https://www3.tcmb.gov.tr/yillikrapor/2024/index.html
Kaynakça
Dinçay, İ. H. (2021). İŞKUR tarafından gerçekleştirilen işbaşı eğitim programlarının istihdama katkıları. Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (UNİKA Toplum ve Bilim) Dergisi, 1(2), 48-62
Dorenbos, R. (2002). Active labour market policies for youth employment in Asia and the Pacific: Traditional approaches and innovative programmes. Rotterdam: NEI Labour and Education
Duell, N. (2010). Activation policies in Japan (OECD Social, Employment and Migration Working Papers, No: 113). OECD Publishing
Erdayı, A. U. (2009). Dünya’da genç işsizliği sorununun çözümüne yönelik politikalar. Çalışma ve Toplum, (3)
Gündoğan, N. (1999). Genç işsizliği ve Avrupa Birliğine üye ülkelerde uygulanan genç istihdam politikaları. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 54(1)
Görücü, İ. (2019). İŞKUR tarafından yürütülen işbaşında eğitim politikalarına yönelik bir değerlendirme. ulakbilge, 7(33), 125-142. https://doi.org/10.7816/ulakbilge-07-33-02
ILO. (2016). Jobs and skills for youth: Review of policies for youth employment of China. https://www.ilo.org/publications/jobs-and-skills-youth-review-policies-youth-employment-china adresinden erişildi
Yoshimoto, K. (2002). Youth employment and labour market policies in Japan. ILO Japan Regional Meeting on Youth Employment in Asia and the Pacific, Bangkok
