Takip et

Türkiye’de Demokratik Bunalımın Boyutları (I)

YazarEmre Özçelik

15 Şubat, 2026 ,

Türkiye’de demokrasinin son yıllarda epeyce aşındığını hepimiz biliyoruz. Ancak veriyle incelendiğinde bu demokratik gerileme, pek çoğumuzun tahmin edebileceğinden daha büyük ve derin görünüyor.

Giriş

“Demokrasi, dünyanın en narin çiçeğidir. Onu yaşatan hoşgörüdür, uzlaşıdır, diyalogdur…”

Bu cümleler, Demirkırat belgeselini sunan Mehmet Ali Birand’ın her bölümün başında tekrarladığı ‘jenerik’ sözleriydi. Bu çalışmada, “dünyanın en narin çiçeği”nin Türkiye serüvenini, Cumhuriyet tarihini (1923-2024) kapsayan, veriye dayalı ve betimlemeli (descriptive) bir çerçevede inceliyorum. Dört bölümlük bir ‘yazı dizisi’ olarak tasarladığım çalışmanın planını Tablo-1’de özetliyorum.

Tablo-1. “Türkiye’de Demokratik Bunalımın Boyutları” başlıklı yazı dizisinin planı

Birinci Bölüm Türkiye’nin demokrasi deneyiminin iki temel göstergeyle kuş bakışı incelenmesi
İkinci Bölüm Türkiye’nin demokrasi performansının ‘dünya’ ile karşılaştırılması
Üçüncü Bölüm Türkiye’nin demokrasi performansının (kişi başına gelire ve dünyanın bölgelerine göre ayrıştırılmış) ülke grupları ve seçilmiş tekil ülkelerle karşılaştırılması
Dördüncü Bölüm Veriye dayalı bulguların siyasal-iktisadi bir bakış açısıyla değerlendirilmesi

Kullanılan Veri Kaynağı ve Temel Demokrasi Endeksleri

Dört bölümlük bu yazı dizisi boyunca, demokrasi çözümlemeleri için genellikle Varieties of Democracy (V-Dem)[1] adlı bağımsız araştırma enstitüsünün derleyip kodladığı geniş veri seti ana kaynak olarak kullanılmaktadır. Bu veri setinin Mart-2025 sürümü pek çok değişken ve ülke için 1789-2024 dönemini kapsamaktadır. Demokrasiyle doğrudan ilintili 500’den fazla gösterge ve 245 endeks içeren bu veri setinde ‘yüksek-düzey demokrasi endeksleri’ (high-level democracy indices) olarak tanımlanan beş temel değişken bulunmaktdır. Bu çalışmada bu beş değişkenden akademik yazında daha yaygın olarak kullanılan ikisine odaklanıyorum: Seçimli Demokrasi Endeksi ve Liberal Demokrasi Endeksi.[2] Yıllık olarak ölçülen her iki endeks de sıfır (0) ile bir (1) arasında değişen sürekli değerler almaktadır. ‘Teorik’ olarak, ‘0’ en düşük ve ‘1’ en yüksek demokrasi skorlarını temsil eden alt ve üst sınırlardır.

V-Dem’e göre tüm temsilî demokrasi türlerinin zorunlu temel unsuru olan Seçimli Demokrasi, geniş oy hakkına dayalı, rekabetçi ve ‘temiz’ seçimler yoluyla yöneticilerin yurttaşlara hesap verebilmelerini sağlar; ifade özgürlüğü ve bağımsız medya ile desteklenir. Demokrasinin niteliğini iktidarın sınırlandırılmasına dayandıran Liberal Demokrasi ise bireylerin ve azınlıkların haklarını, devletin ve çoğunluğun tahakkümüne karşı korur. Bu sınırlandırma ve koruma da anayasal haklar, hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve etkin denge-denetim mekanizmaları ile sağlanır. Bu bakımdan Liberal Demokrasi, Seçimli Demokrasi’yi haklar ve kurumsal güvencelerle genişleten daha kapsamlı ve tesis edilmesi daha güç bir demokrasi türüdür.[3] Bu yazı dizisinde V-Dem’in bu iki temel endeksinin birlikte ele alınması, Türkiye’de son yıllarda yaşanan demokratik gerilemeyi (tarihsel arka planıyla birlikte) yalnızca seçimler üzerinden değil, aynı zamanda daha derin kurumsal boyutları ve hak temelli yönleriyle görebilmemizi sağlayacak.[4]

Türkiye’nin demokrasi öyküsü: 1923-2024

Türkiye’de demokrasi 102 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca, belirgin çıkışlar ve düşüşler sergilemiştir. Bu gözlem Şekil-1’de resmedilmektedir.[5] Şekildeki noktalar ‘ham verileri’ (demokrasi skorlarını), çizgiler (eğriler) ise ‘yerel ağırlıklı regresyon’ (LOWESS)[6] yöntemiyle modellenerek ‘yumuşatılan’ demokrasi eğilimlerini göstermektedir (Eğilimler bu yöntem ile modellenip tahmin edilirken bant genişliği Şekil-1’de 0.10 olarak seçilmiştir, yani her yıl için en yakın yüzde 10’luk veri parçası dikkate alınarak ağırlıklandırılmıştır).

Seçimli ve Liberal Demokrasi için çizilen bu eğilim (trend) eğrileri, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca demokratik istikrarı bir türlü sağlayamadığını göstermektedir. Türkiye âdeta ‘demokrasi’ adı verilen ağır bir kayayı sıradağların tepelerine çıkarıp her seferinde aşağıya düşürmektedir! Şekil-1 bu bakımdan ‘Sisifos Efsanesi’ olarak bilinen ünlü mitolojik öykünün dinamik bir çağdaş sürümünü çağrıştırmaktadır.

Şekil-1. Türkiye’de Seçimli ve Liberal Demokrasi, Kısa Dönemli Eğilimler, 1923-2024
Eğilim eğrileri, “Yerel Ağırlıklı Regresyon” yöntemiyle tahmin edilerek yumuşatılmıştır (LOWESS, bant genişliği = 0.10).

Şekil-1’deki eğilim yumuşatmasında bant genişliği, verinin tarihsel duyarlılığını korumak amacıyla 0.10 (yüzde 10) düzeyinde tutulmuş; böylece konjonktürel oynaklıklar belirli bir ölçüde törpülenirken Türkiye’nin demokrasi öyküsündeki keskin düşüş ve yükselişlerin ana eğilim içindeki görünürlüğü korunmuştur. ‘Yerel ağırlıklı regresyon’ grafiklerinde bant genişliği artırıldıkça yumuşatma derecesi de artar ve kısa/orta vadeli oynaklıklar kaybolurken uzun dönemli ana eğilim (secular trend) belirginleşir. Nitekim bant genişliğinin 1 (yüzde 100) olarak ayarlandığı Şekil-2, uzun dönemli eğilimleri yansıtmaktadır.

Şekil-2. Türkiye’de Seçimli ve Liberal Demokrasi: Uzun Dönemli Eğilim, 1923-2024
Eğilim eğrileri, “Yerel Ağırlıklı Regresyon” yöntemiyle tahmin edilerek yumuşatılmıştır (LOWESS, bant genişliği = 1).

Şekil-1’de asıl çarpıcı olan, yaklaşık olarak 2005 civarında başlayan demokratik gerileme evresidir. Son yirmi yıla damgasını vuran bu gerileme sürecinde, henüz 2015’te Türkiye’nin hem Seçimli hem de Liberal Demokrasi performansı neredeyse 1980 askerî darbesi düzeyine düşmüştür ve ertesi yılki (2016’daki) darbe girişiminin sonraki yıllara etkisi muhtemelen bu nedenle sınırlı kalmıştır. Başka bir deyişle, Türkiye demokrasisinde büyük ve derin bir gerilemenin 2016’daki darbe girişiminin çok öncesinde başladığı ve 2005-2015 alt dönemi boyunca sürdüğü görülmektedir. Dolayısıyla AKP iktidarının erken evrelerini (örneğin 2002-2007/2010 kesitini) reformcu ve demokratik bir dönem olarak gören yaygın anlatının, V-Dem’in temel demokrasi göstergelerince desteklenmediğini vurgulamak gerekiyor.

V-Dem’in iki temel demokrasi endeksine dayanan bu ‘sürpriz’ bulgunun, alternatif demokrasi göstergelerine bakarak sınanmasında yarar var. 4 numaralı dipnotta kısaca tanıttığım Freedom House (FH) ve Polity5 veri setlerinin (V-Dem’in sürekli değerler alan göstergelerinden farklı olarak tam sayı değerleri ile ölçülen) demokrasi göstergelerine bakıldığında, erken AKP döneminde demokraside bir düşüş veya yükseliş gözlemlenmiyor, yani genel olarak ‘yatay’ bir seyir saptanıyor. Şekil-3, bu durumu açıkça gösteriyor. V-Dem’in temel endeksleri erken AKP döneminde demokraside belirgin bir düşüş saptarken diğer iki veri seti demokrasinin o dönemde sabit kaldığını söylüyor. Demokrasi çözümlemelerine yönelik siyasal-iktisat yazınında yaygın olarak kullanılan FH ve Polity5 veri setleri ile V-Dem arasındaki bu uyuşmazlık, muhtemelen demokrasiyi tanımlama ve ölçme biçimlerinin farklılığından kaynaklanıyor. Öte yandan, üçünün uzlaştığı ve ima ettiği ortak bir sonuç da var aslında: Erken AKP döneminde Türkiye’de demokrasinin geliştiğini ileri süren popüler veya yaygın anlatı, eldeki verilerle desteklenememektedir. Bu ilginç bulgunun tartışılmasını, yazı dizisinin (siyasal-iktisadi değerlendirmelerde bulunacağım) dördüncü bölümüne bırakıyorum.

Şekil-3. Freedom House (FH) ve Polity5 verileriyle AKP döneminde Türkiye’de demokrasi

Sol panel: FH verileriyle demokrasinin ‘siyasal haklar’ ve ‘temel haklar’ boyutları (FH veri setinde (alışılmışın tersine) “1” en yüksek ve “7” en düşük ‘özgürlük derecesi’ skorudur).

Sağ panel: Polity5 verileriyle demokrasi (Polity5 veri setinde –10 en düşük ve +10 en yüksek demokrasi skorudur).


Şekil-1’e dönelim. Türkiye’de 2016’dan itibaren gerek Seçimli Demokrasi gerekse Liberal Demokrasi 102 yıllık tarihsel ortalamaların altında seyretmiştir. 2017’deki ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş referandumundan 2024’e kadarki süre zarfında ise Türkiye’nin demokraside görece ‘yatay’ bir seyir izlediği gözlemlenmektedir. Bu noktada, darbe girişimini izleyen ‘Olağanüstü Hâl’ ve ‘Cumhur İttifakı’ rejimlerinin, hâlihazırda çok gerilemiş olan demokrasi skorlarında belirli bir ‘katılaşma’ya yol açtığı ileri sürülebilir. Sonuçta 2017-2024 kesitinde Türkiye, Seçimli Demokrasi’de yaklaşık olarak 1960 ve 1980 askerî darbelerindeki düzeye ve Liberal Demokrasi’de de neredeyse 1923’e geri dönmüş bulunuyor!

Beni, Türkiye’nin 102 yıllık demokrasi öyküsü ile ‘Sisifos Efsanesi’ arasında bir analoji (benzeşim) kurmaya yönelten, işte bu vahim bulgulardır. Uzun dönemli eğilim eğrilerini içeren Şekil-2, bu hazin analojinin daha yalın bir görüntüsünü sunuyor.

Efsaneye göre tanrıların Kral Sisifos’a verdikleri ‘kayayı tepeye taşıma ve her seferinde aşağıya düşürme’ cezası sonsuza kadar sürecektir. Ancak Türkiye açısından bu kısa dönemli demokratik devingenliğin ve uzun dönemli çöküşün, idealde özgürlük ve eşitliklerle donatılmış olması gereken Cumhuriyet’in ‘ilelebet payidar’ kalma kabiliyetini körelten bedbaht bir döngü olduğu unutulmamalıdır.

Sonuç Yerine

“Türkiye’de Demokratik Bunalımın Boyutları” başlıklı yazı dizisinin ilk bölümünün sonuna geldik. İkinci bölümde, yine 1923-2024 dönemini kapsayan bir çerçevede, Türkiye’de demokrasinin seyrini ‘dünya’daki demokrasi eğilimleriyle karşılaştırarak anlamaya çalışacağız. Dolayısıyla bu ilk bölümdeki ‘ulusal’ bulguları ‘küresel’ bağlamla ilişkilendirmek, ikinci bölümde mümkün olacak.

Bu yazı dizisi boyunca, Türkiye demokrasisine dair çizdiğim ve çizeceğim hazin tablolar bir yana… Enseyi karartmamak lazım, değerli yurttaşlar.

Albert Camus, Sisifos’un durumunu çözümlediği ünlü felsefi denemesinin sonunda ne diyordu?

“Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insan yüreğini doldurmaya yeter. Sisifos’u mutlu olarak tasarlamak gerekir.”[7]

Varoluşsal bir zorunluluk olarak, demokrasiyi omuzlamaya yazgılı bir Cumhuriyet’in yurttaşlarıyız. Türkiye’yi mutlu bir ülke, demokratik bir cumhuriyet olarak tasavvur etmeye ve tasarlamaya mecburuz.

***

Dipnotlar:

  1. Kamuya açık V-Dem veri setinin web adresi şudur: https://www.v-dem.net/data/the-v-dem-dataset/. V-Dem, demokrasi verilerini kurum içindeki sınırlı sayıdaki analistler yerine, dünya genelinde 4000’den fazla ülke/konu uzmanından oluşan geniş bir ekip aracılığıyla toplamakta ve kodlamaktadır. V-Dem’in veri metodolojisinin (uzman görüşüne dayalı diğer veri setlerine göre) ayırt edici özelliği, her ‘ülke-yıl gözlemi’ için genellikle 5 farklı bağımsız uzmanın kodlama yapması ve uzmanların değerlendirmelerindeki olası yanlılığın ‘Bayesian Item-Response Theory’ temelli ölçüm modeliyle azaltılması veya giderilmesidir. Böylece demokrasi gibi siyasal kavram ve olguların veriye dönüştürülmesinde ister istemez karşılaşılan ölçüm hataları, etkin biçimde minimum düzeyde tutulabilmektedir (https://www.v-dem.net/about/v-dem-project/methodology/). V-Dem veri setini tanıtan temel bir akademik makale için bkz. Lindberg, S. I., Coppedge, M., Gerring, J. & Teorell, J. (2014), “V-Dem: A New Way to Measure Democracy,” Journal of Democracy 25 (3), 159-169.
  2. V-Dem veri setindeki bu iki temel demokrasi endeksinin orijinal adları (kodları) sırasıyla şöyledir: Electoral Democracy Index (v2x_polyarchy) ve Liberal Democracy Index (v2x_libdem). Yüksek-düzey demokrasi endeksi olarak tanımlanan diğer üç değişkenin orijinal adları (kodları) ise şunlardır: Participatory Democracy Index (v2x_partipdem), Deliberative Democracy Index (v2x_delibdem) ve Egalitarian Democracy Index (v2x_egaldem). Bu beş temel demokrasi endeksi arasındaki korelasyonların oldukça yüksek olduğunu da bu vesileyle belirtmiş olayım.
  3. Bu endekslerle ilgili daha ayrıntılı tanım ve açıklamalar için V-Dem’in web sayfasından veri seti ile birlikte erişilebilen Codebook adlı dokümana bakılabilir.
  4. Dört bölümlük bu yazı dizisi boyunca ana veri kaynağı olarak genellikle V-Dem’den yararlanacak olmamın nedenini açıklamayı da ihmal etmemeliyim. Bildiğim kadarıyla, akademik yazında yaygın olarak kullanılan demokrasi göstergeleri arasında, ülke kapsamı ve zaman (yıl) boyutu en geniş olan veri kaynağı V-Dem’dir. Örneğin, V-Dem’in temel demokrasi endeksleri çok sayıda ülke için 1789-2024 dönemini kapsarken Freedom House (FH) veri setindeki ‘demokrasi’ göstergeleri ancak 1972 yılından başlamaktadır (https://freedomhouse.org/report/freedom-world). Dolayısıyla FH veri seti, 1923-2024 dönemine odaklanan bu yazı dizisi için kullanışsızdır. Center for Systemic Peace tarafından sağlanan Polity5 veri setindeki demokrasi göstergesi ise genel kapsam açısından V-Dem’e yakın olsa da yetersizdir, çünkü bu veri setinin son sürümü ancak 2018 yılına kadar gelmektedir (https://www.systemicpeace.org/inscrdata.html). Dolayısıyla bu çalışma için Polity5 kullanılacak olursa, zaman boyutu (V-Dem’deki 102 yıl yerine) 96 yıla düşmekte ve günümüze en yakın 6 yıl kaybedilmektedir. Dahası, Polity5’in demokrasi göstergesi, örneğin, bu yazı dizisinin ikinci bölümünde ele alınacak (Türkiye’yi ‘dünya’yla karşılaştırmaya yönelik) çözümleme bağlamında 1923-2018 dönemi için kullanılacak olursa; V-Dem’de 102 yıl için (Türkiye hariç) 175 olan ülke sayısı ile 14809 olan toplam gözlem sayısı, Polity5’te 96 yıl için 165 ülkeye ve 10520 gözleme düşmektedir (yani toplam gözlem sayısında yaklaşık yüzde 29 oranında bir kayıp olmaktadır). En önemlisi de şu: V-Dem’de 1923-2024 dönemi boyunca Seçimli ve Liberal Demokrasi verileri kesintisiz/eksiksiz olan (Türkiye hariç) ülke sayısı 132 iken, Polity5’in demokrasi göstergesinde 1923-2018 dönemi için bu sayı yalnızca 16’dır. Bu bakımlardan Polity5 veri seti de bu yazı dizisi için oldukça elverişsizdir. Tüm bu nedenlerle dört bölümlük bu çalışma boyunca ana veri kaynağı olarak genellikle V-Dem’den yararlanılmaktadır. Ancak, ileride göreceğimiz üzere, özellikle uzun AKP iktidarında gözlemlenen demokratik gerilemeyi V-Dem’in yanı sıra alternatif göstergelerle incelemenin yararlı olabileceği bazı bağlamlar da (yazı dizisinin hem bu birinci bölümünde hem de bunu izleyecek ikinci bölümünde) karşımıza çıkmaktadır. O bağlamlarda FH ve Polity5’in demokrasi göstergelerinin ‘ne söyledikleri’ de bir tür ‘sağlamlık kontrolü’ veya ‘tutarlılık sınaması’ (robustness check) yapabilmek gayesiyle kısaca ele alınacaktır.
  5. Metinde yer alan Şekil-1 ve Şekil-2, Stata’da çizilmiştir. Bu iki şeklin çizimleri için gerekli Stata kodlarının saptanıp geliştirilmesinde Yapay Zekâ’dan yararlanılmıştır ve bunlar için veri kaynağı (ilk dipnotta web adresi belirtilen) V-Dem veri setidir. Web adresleri 4 numaralı dipnotta belirtilen FH ve Polity5 veri setlerinin kullanıldığı (daha basit) Şekil-3 ise herhangi bir kodlama içermeksizin doğrudan Excel’de çizilmiştir.
  6. LOWESS: Locally weighted scatterplot smoothing.
  7. Camus, A. (1997 [1942]), Sisifos Söyleni, Can Yayınları: İstanbul (5. Basım), s. 131 (Çeviren: Tahsin Yücel).
  • Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora derecelerini ODTÜ İktisat Bölümünden almıştır. TÜBİTAK bursuyla gittiği İngiltere'nin Cambridge Üniversitesi'nde Kalkınma İktisadı alanında 12 ay süreyle doktora-sonrası araştırmacı olarak çalışmıştır. 2010 yılından bu yana ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsünün İktisat Programında öğretim üyesidir. Kalkınmanın siyasal iktisadı ve Türkiye ekonomisi başlıca araştırma alanlarıdır.

    Diğer Yazıları