Ulusal Hesaplar Sistemi kurulduğu günden bu yana bilinen eksikliklerini hedefleyen revizyonlara tabi oldu. Bazı alanlardaki güncellemeler öncelikli olurken bazıları ise hep geciktirildi. 80 yıllık “gecikme”, 2025 yılında makroekonomik ölçüm sisteminin revizyonu ile sona mı eriyor?
Giriş
Ulusal Hesaplar Sistemi (System of National Accounts, SNA), ekonomik faaliyetlerin makro düzeyde ölçümüne ilişkin temel altyapıyı oluşturur. Belirli bir dönemde ülkede ne üretildiği ve bu üretim karşılığında yaratılan gelirin nasıl bölüşüldüğüne dair muhasebe kayıtları, toplulaştırılarak ulusal hesaplara kaydedilir. Bu hesaplar; zaman içinde ve ülkeler arasında karşılaştırılabilir nitelikte istatistikler oluşturulmasında kullanılır. Gayrisafi yurt içi hasıla, ekonomik birimler arası mal ve hizmet akımları, kamu maliyesi ve dış âleme ilişkin temel göstergeler bu çerçeve üzerinden üretilir.
2025 yılında bu temel makro ölçüm sisteminde kritik değişikliklere gidildi. Ölçümlerin salt muhasebe hesabı olmasının ötesine geçilerek, ekonomik ve toplumsal refahla ilişkisinin öne çıkarılması hedeflenen yeni sistemde, dijital verinin ve doğal kaynakların varlık hesabına katılmasına yer verildi. Yeni finansal araçların dahil edilmesi, çevresel ekonomi muhasebesi, sağlık ve eğitim gibi alanların detaylı ele alınması getirilen diğer yeniliklerdi. En önemlisi ise hanehalkının, üretici rolüyle, genişletilmiş hesaplar arasına dahil edilerek, hane içinde yürütülen bakım hizmetlerinin sürece dahil edilmesi. Bu sayede evde yürütülen bakım hizmetinin ekonomik değeri hesaplanacak, ulusal hesaplarda yer alan emek girdisi hesaplamalarda artık daha geniş bir sınıflandırmayla yer alacak. Hazırladığım bu yazı dizisinin ilk bölümünde, öncelikli gördüğüm hanenin üretici rolüne dair bu değişikliği paylaşmayı ve uzun süren sessizliğin arka planını tartışmayı amaçlıyorum.
Ulusal Hesaplar Sistemi nedir?
Ulusal Hesaplar Sistemi, tüm işlemlerin türüne göre nasıl kaydedileceğine dair çok kapsamlı ve detaylı rehber kitaplardan oluşur. Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen toplantılarda uzmanların bir araya gelerek aldıkları kararlar doğrultusunda hazırlanan bu rehberler, tüm ülkelerde sorumlu kurumlar aracılığıyla ulusal muhasebe kayıtlarına temel teşkil eder. Bu süreçlerin başlangıcı, 1947 yılındaki[1] savaş sonrası küresel ekonominin yeniden yapılanma dönemine kadar uzanmaktadır.
1947’den 2025 yılına kadar SNA kılavuzları; ekonomik yapıdaki dönüşümler ve yeni politika ihtiyaçları doğrultusunda altı defa güncellendi. Ekonomik faaliyetler kapsamına dahil edilen işlemler kademeli olarak genişletildi. Düzenli aralıklarla gerçekleştirilen bu güncellemeler; genellikle sektör sınıflandırmalarındaki değişiklikler gibi teknik revizyonlar üzerine kuruluydu.

Ancak 2025 SNA revizyonu, önceki revizyonlardan farklı olarak, ulusal hesaplar sisteminde bir kırılma sayılabilecek nitelikte olup, bu defa teknik güncellemelerin ötesine geçerek sistemin analitik yaklaşımını dönüştüren bir gelişme[2]. Bu dönüşümün en kritik unsurlarından biri; ekonomik birim olarak hanehalklarının, ilk kez bu düzeyde kapsamlı ve sistematik biçimde ele alınması[3]. Hanehalkları; ekonomik ve toplumsal refah bakımından aktif rol oynayan ekonomik birim olarak yeniden konumlandırılmış olmasıyla, ulusal hesaplar sistemi, kurucularının amaçladığının aksine nihayet refah ölçümleriyle daha yakından ilişkilendirildi. Bu kapsamda, ücretsiz hanehalkı hizmetlerinin ölçümü, emek girdileri ve diğer hesaplarla entegrasyonuna ilişkin metodolojik altyapıya yer verildi. Seksen yıllık bir “gecikmeyle”, hane içi üretim ulusal hesaplarda sayılmaya değer görüldü. Bugün artık tüm ülkeler için ulusal hesapları güncelleme zamanı. Peki Türkiye için söz konusu genişletme teknik olarak mümkün mü? Evet, elbette mümkün.
Türkiye’de Ulusal Hesaplar ve TÜİK
Ulusal hesaplar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından uzun zamandır SNA standartlarıyla uyumlu biçimde, yıllık ve çeyreklik dönemler itibariyle[4] yayımlanmakta. TÜİK; tarım, sanayi, ve hizmetler gibi ana sektörleri SNA çekirdek hesapları kapsamında detaylı faaliyetleriyle sunuyor. Ayrıca doğası gereği doğrudan gözlemlenemeyen veya tekil bir sektör altında sınıflandırılamayan turizm, çevre, sağlık, eğitim ve ulaştırma gibi alanlar için uydu hesaplar[5] hazırlıyor. Uydu hesaplar, ulusal hesapların ana üretim faaliyetleri kapsamında doğrudan yer almasa da, ilgili alanların ayrıntılı izlenmesini mümkün kılan analitik araçları temsil ediyor. Bugün birçok ülkede turizm faaliyetleri, sağlık ve eğitim hizmetleri, çevresel tahribat[6], doğal sermaye tükenmesi (depletion), karbon emisyonları ve ekosistem hizmetleri[7] gibi önemli alanlar bu yöntemle takip ediliyor.
2025 SNA revizyonuyla birlikte, artık hanehalkı üretiminin de bu uydu hesaplar mantığıyla çekirdek sisteme entegre edilmesi, ekonomik ve toplumsal refah ölçümünde kritik olacaktır. Türkiye’nin istatistiki altyapısı ve TÜİK’in uydu hesaplar konusundaki deneyimi, bu yeni standartlara uyum sağlamak için gerekli olan teknik kapasiteye fazlasıyla sahiptir.
Bugüne dek süren sessizlik sona mı eriyor?
Ulusal hesapların mutlak değişmez bir sistem olmadığını tarihi müdahaleler gösteriyor. Örneğin, savunuculuğunu özellikle büyük şirketler ve uluslararası kuruluşlar tarafından üstlenilen turizm sektörü gibi alanlara ait uydu hesaplar, birçok ülkede 1970’lerin sonundan itibaren ayrıntılı biçimde geliştirildi. Peki, hanehalkının üretici rolü söz konusu olduğunda neden 2025 yılına kadar sistematik bir sessizliğe bürünüldü? Bu sorunun yanıtını bulmak için kurucuların temel yaklaşımlarına dönmek meselenin özünü kavramamıza yardımcı olabilir.
Sistemin İnşa Süreci
SNA’nın farklı yıllardaki versiyonlarına ait raporlar, üretim alanının sınırların nasıl tanımlandığına ve hangi analitik önceliklerle kurguladığına dair önemli ipuçları sunuyor. Richard Stone ve James Meade tarafından Birleşik Krallık için hazırlanan ilk sistematik ulusal hesaplar; esasen savaş finansmanının kaynaklarını analiz etmek[8] ve makroekonomik politika yapımını desteklemek amacıyla geliştirilmişti. Nitekim 1947 tarihli SNA raporunda; Stone (1947)[9], ulusal hesapların toplumsal refahı ya da yaşam kalitesini ölçmek için değil, ekonominin makro ölçekte işleyişini analiz etmek ve özellikle kamu harcamaları, vergi düzenlemelerine yönelik veri üretmek üzere tasarlandığını açık şekilde vurgular (SNA, s. 9). Dolayısıyla, üretim alanının sınırları ekonomik olarak anlamlı olan tüm faaliyetleri kapsayacak biçimde değil; makroekonomik analiz açısından işlevsel görülen faaliyetlerle sınırlı tutularak bilinçli bir biçimde daraltılmıştı. Stone’a (1947) göre bu daraltma teknik bir zorunluluktan ziyade analitik bir tercihti. [10][11].
Oysa Stone’un özellikle sömürge ekonomilerine dair sunduğu notlarda görüleceği gibi, aynı dönemde piyasa dışında yapılan üretim faaliyetlerinin de dahil edilmesine yönelik Phyllis Deane’in kritik araştırmaları mevcut[12]. Deane[13], Orta Afrika’da yürüttüğü ulusal gelir çalışmalarında, ekonomik faaliyetin yalnızca piyasa işlemleriyle sınırlandırılamayacağını ayrıntılı tablolarla ortaya koyuyor. Ne var ki Deane’in bu çalışmaları, Stone’un raporlarında kendilerine sadece dipnotlarda ve atıflarda yer bulabilmiş, piyasa merkezli dar tanım politika yapımı açısından işlevsel görülmüş ve Deane’in önerisi ne yazık ki atıl bırakılmıştı.
Buna rağmen, 1947 raporunun ardından gelen 1960, 1964, 1968 SNA revizyonlarıyla karşılaştırıldığında, ilk raporun oldukça öngörülü bir içeriğe sahip olduğu söylenebilir. Stone (1947) üretim alanının gelecekte genişletilmesi gerektiğini ve ulusal hesapların mevcut haliyle tamamlanmış bir sistem olmadığını; iktisatçıların bu alanda hâlâ yapması gereken çok iş olduğunu açıkça ifade eder.
Bölgesel Toplantılar: İtirazlar Yükseliyor
1980’lerden itibaren düzenlenen bölgesel ve çok bölgeli SNA toplantıları, üretim faaliyeti tanımının evrenselliğini sorgulayan ciddi kırılmalar yaratıyor. Özellikle Afrika ülkelerinden gelen sorular, mevcut istatistiklerle gündelik yaşam arasındaki kopukluğu açık biçimde gözler önüne serer[14]. Örneğin Zimbabve’deki bölgesel komisyonun tartışmalarında sorulan şu üç soru, sistemin açıklarını somut biçimde ortaya koyar:
- Mal ve hizmet ayrımı, hanehalkı faaliyetlerinin üretim faaliyeti sayılıp sayılmayacağını belirlemek için yeterli midir?
- Su taşımak iktisadi bir mal üretimi midir, yoksa bir hizmet faaliyeti midir?
- Su taşımak eğer bir iktisadi mal olarak kabul ediliyorsa ve bu nedenle üretim alanına dahil edilecekse, nasıl parasal değer biçilmelidir? (s.2).
Bu itirazlar, dünyanın yalnızca o bölgesine özgü değildir elbette. Aynı tartışmalar, Addis Ababa’daki toplantı notlarında da, Bangkok’taki toplantı notlarında[15] da yer almakta, bu bölgelerde ise meyve ve yiyecek toplama gibi örneklere değiniliyor.
Başka bir kritik tartışma da doğal kaynaklara dair yürütülüyor. Suva’da yapılan komisyon toplantılarında temiz hava ve içme suyunun yanı sıra sahip oldukları balık rezervlerinin de varlıklar hesabına dahil edilmesi gerektiği savunuluyor[16]. 1987 tarihli raporlarda, yukarıda faaliyetlerin zaman, emek ve fiziksel güç gerektirdiği; ikame edilebilir olduğu, piyasa karşılığı bulunduğu açıkça belirtiliyor[17]. Önceki revizyon süreçlerinde, itirazlar kısmen yerini bulmuş ve su taşımak ve benzeri hizmet üretimi revizyon sırasında üretim faaliyeti olarak dahil edilmişti. Ancak buna rağmen; faaliyetlerin hizmet niteliği taşıyan bölümleri ulusal hesapların analitik yararını azaltacağı gerekçesiyle dışarıda bırakılmıştı.
1993 SNA revizyonunda[18], hane içi üretimin ekonomik açıdan üretken olduğu kabul edilmiş ancak bu üretimin neden sayılamayacağına dair üç temel “teknik” gerekçe öne sürülmüştü:
(i) hane içi hizmetlerin üretimi ve tüketiminin eşzamanlı gerçekleşmesi,
(ii) üretim kararı hizmet sunumundan önce verilmesi,
(iii) gelir ve tüketim otomatik olarak birbirine bağlı olması dolayısıyla bu tür faaliyetlerin piyasadaki fiyatları etkilemeyecek olması, “…enflasyon, deflasyon veya ekonomideki diğer dengesizliklerin analiziyle pek ilgisi…” olmaması şeklinde ifade edilmişti (s.150-151).
Çelişkiler ve Revizyon
Ancak bu gerekçeler kendi içinde tutarlılık iddiası taşıyan sistem açısından çelişkiler yaratıyor. Birincisi, üretim ve tüketimin eşzamanlılığı piyasada kapsamında yer alan çok sayıda hizmet faaliyeti için de geçerlidir. Sağlık, eğitim ve kişisel hizmetler üretildikleri anda tüketilir. İkinci gerekçe olan üretim kararının önceden verilmiş olması da benzer biçimde bilinçli bir tercihtir; kamu hizmetleri de çoğu zaman önceden alınmış kurumsal ya da politik kararların sonucudur.
En büyük çelişki ise üçüncü gerekçede, yani gelir ile tüketimin otomatik olarak bağlı olmasında ortaya çıkıyor. Ulusal hesaplar sistemi, konut sahiplerinin kendi evlerinde oturmasını izafi kira hizmeti olarak üretim kabul ederken, kamu tarafından ücretsiz sunulan hizmetleri maliyet yaklaşımıyla üretim olarak kaydederken; nitelik olarak bunlarla benzerlik taşıyan hane içi hizmetleri saymıyor. Dolayısıyla Waring’in (1999) çarpıcı bir biçimde ifade ettiği gibi, nüfusun yarısı için hatalı olan ulusal hesaplar sistemi tamamı için de yanlıştır[19]. Bu revizyon, Diane Elson[20], Nancy Folbre ve Indira Hirway başta olmak üzere feminist iktisatçıların devasa bir yazın biriktirerek verdiği mücadele, 2025 revizyonuyla tamamlanmış olmayan önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı.
Yıllardır süregelen dışlama, sadece ulusal hesapları değil, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) çalışma sınıflandırmalarını da etkileyerek ev içi işçilerin sosyal haklardan mahrum kalmasına kadar uzanan etkilere yol açtı. Bugün yaşadığımız bakım krizi ve özellikle ev hizmetlerinde yüksek kayıtdışılık, aslında bu tarihsel körlüğün bir bedeli. Bu konu üzerine, özellikle bakım hizmetlerinde çalışanların koşullarının iyileştirilmesi hususunda hocam Prof. Şemsa Özar’la birlikte az kafa yormadık[21]. Anısına sonsuz saygı ve minnetle, onun her daim güncelliğini koruyan sorusunu buraya not düşmek isterim: kadınlar “boş” mu oturuyor? Oturmadıklarına nihayet ikna oluyorlar sanırım canım hocam.
Katman’ın okuru, yazarı, tartışanı, düşüneni bol olsun diyerek bu bölümü burada sonlandıralım. Tartışmaya, bu dönüşümün etkilerini inceleyeceğimiz ikinci yazıda devam etmek dileğiyle.
- https://unstats.un.org/unsd/nationalaccount/hsna.asp ↑
- https://unstats.un.org/unsd/nationalaccount/sna2025.asp ↑
- Hane içi üretim faaliyetlerinin SNA kapsamında nasıl dahil edildiğinin teknik detaylarını izleyen yazıda paylaşmayı planlıyorum. Önceki dönemlerde yapılan revizyonlarda, özellikle geçimlik tarımsal faaliyetler gibi, kendi tüketimi için üretim yapan hanehalklarının üretim mallarının parasal değerleri dahil edilmişti ancak hane içinde üretilen hizmetler üretim alanının dışında bırakılmıştı. 2025 SNA ile birlikte, hanehalklarının yalnızca kendi nihai tüketimi için ürettiği malların değil, ücretsiz olarak sunduğu hizmetlerin de ölçülebilir ve ulusal hesaplarla ilişkilendirilebilir faaliyetler olduğu açık biçimde ortaya kondu. ↑
- https://data.tuik.gov.tr/kategori/getkategori?p=ulusal-hesaplar-113&dil=1 ↑
- https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Turizm-Uydu-Hesabi-2024-57931 ↑
- https://data.tuik.gov.tr/Search/Search?text=%C3%A7evresel ↑
- https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Sera-Gazi-Emisyon-Istatistikleri-1990-2023-53974 ↑
- Bu çalışmalar, daha sonra John Maynard Keynes’in talebiyle yayımlanan Savaş Finansmanının Kaynaklarının Analizi ve Ulusal Gelir ve Harcamaların Tahmini başlıklı Beyaz Kitap’ta kurumsallaşmıştır ↑
- Stone, R. (1947), Measurement of National Income and the Construction of Social Accounts. ↑
- Aynı zamanda raporda bazı istisnai durumlarda üretim faaliyeti tanımının dışına çıkıldığını gösteren ilginç ve çelişkili örneklere de yer verir (s.54). Örneğin, kömür madeninde çalışan işçilere işveren tarafından verilen ayni kömür desteğinin izafi fiyat atanarak dahil edilmesi tartışmalı bir husus yaratır. https://unstats.un.org/unsd/nationalaccount/docs/1947NAreport.pdf1947 raporunu izleyen süreçte, piyasada fiyatlandırılan ürün ve hizmetlerle sınırlı yaklaşım 1953 tarihli ilk resmi SNA kılavuzunun hazırlanmasıyla kurumsallaştırılır. ↑
- https://unstats.un.org/unsd/nationalaccount/docs/1953SNA.pdf ↑
- Deane, P. (2011). Colonial social accounting (Vol. 11). Cambridge University Press. ↑
- Deane’in sözünü ettiğim araştırmalarını ilk kez 1947 SNA raporundan öğrendim. Çalışmalarını inceleyip buradan paylaşmayı planlıyorum. ↑
- https://unstats.un.org/unsd/sna1993/history/Harare1991_EGM_minutes.pdf ↑
- https://unstats.un.org/unsd/sna1993/history/ESCAP_B1990regionalreviews.pdf ↑
- https://unstats.un.org/unsd/sna1993/history/ESCAP_B1990regionalreviews.pdf ↑
- https://unstats.un.org/unsd/sna1993/history/EGM_household_sector.pdf ↑
- https://unstats.un.org/unsd/nationalaccount/docs/1993sna.pdf ↑
- Waring, M. (1999). Counting for nothing: What men value and what women are worth. University of Toronto Press. ↑
- https://library.oapen.org/bitstream/handle/20.500.12657/106293/9781788218603.pdf?sequence=1&isAllowed=y ↑
- https://www.kadinisci.org/author/emelsemsa/ ↑
